Mahmut ŞAHİN

Elitaş ve Tamer Hakem Heyetleri'nde mi görevli?

Mahmut ŞAHİN

 “Eşitlik” kelimesinin sözlüklerdeki anlamı nedir?
Sözlükteki anlamı ile hayattaki anlamı farklılık arz eder mi?
Bu kelimenin anlamını bilmek için eğitim düzeyi önemli midir?
Mesela bir ilkokul mezunu bunun anlamını bilemeyebilir mi?
‘Üniversite mezunları da mutlaka bilir’ diye bir kural var mı?
Hele de ‘Milletvekili ise anlamını elbette bilir’ diyebilir miyiz?
Milletvekili bunun anlamını bilmiyorsa mazur görebilir miyiz?
Anlaşılması için konuyu en baştan alayım:
Vatandaşların yaşadıkları sıkıntılarda bir başvuru mercileri var:
Tüketici Hakem Heyetleri.
Mesela bir banka, bir GSM operatörü, elektrik dağıtım firması;
 Vatandaşa bir yanlış yaptığında vatandaşın yapacağı şey bellidir:
Tüketici Hakem Heyetine başvurup, yanlışın düzeltilmesini ister.
Aylarca bekler ve aylar sonra hakkını elde etme noktasına gelir.
Kendisinden haksız yere alınan bedeli aylar sonra geri alabilirler.
Ya da eksik ve hatalı verilen hizmetin ifası için aylarca beklerler.
Ama hiçbir vatandaş şunları yapamaz:
Alınan haksız bedeli icraya verip bankaya icra götüremez.
Bankayı veya diğer şirketleri iş yapamaz duruma getiremez.
Bankanın siciline sakıncalı işareti koyamaz.
Elektrik dağıtım firmasının elektrik üretimini durduramaz.
Ya da GSM operatörlerinin vericilerine mühür vuramaz.
Peki, bunları yapabilmeli mi?
Hani “eşitlik” diyoruz ya?
Şimdi bu tarafın vatandaşlara yaptıklarına gelelim:
Banka bizden fazla ve haksız bir ücret talep ediyor diyelim.
Vatandaş da bu haksız talep edilen ücreti ödemiyor haliyle…
Bankalar ne yapıyor: Önce kara listeye alıp sonra icraya veriyor.
Başka bir bankadan kredi almanızın da önüne geçiyor.
100 liralık alacağı 1ooo lira olarak icra marifetiyle alıyor.
Elektrik Dağıtım Firmaları önce elektriğinizi kesiyor.
Sonra aynı miktarlarda alacağı kat kat fazlasıyla icra ile alıyor.
Su kuruluşları yanlış fatura gönderse de yatırmanız gerekiyor.
Yatırmazsanız eğer su hizmeti kesiliyor hemen.
Su anayasal haktır, vatandaşı susuz bırakmak da nedir?
Sosyal devlet bunu yapar mı konusunu hiç açmıyorum bile.
Vatandaş hakem heyetinde aylarca bekleyip elektriksiz kalamaz.
‘Nasıl olsa haklıyım’ diyerek su parasını yatırmasa susuz kalacak.
Ya da bankaların sicillerini bozmaması için ne yapıyor?
Haklı da olsa bu bedeli yatırıp sonra hakkını aramaya başlıyor?
Vatandaş haklı da olsa Hakem Heyetine başvurmak zorundaysa;
Aynı husus karşı taraf için de geçerli değil mi?
6502 Sayılı Kanun bu eşitliği sağladı diye rahat bir nefes almıştık.
Yargı kararları da tam bu şekilde verilmeye başlamış;
İcra dairelerini ve hakem heyetlerini tam bu işe alıştırıyorduk ki…
Bankalar da hemen icraya gidip vatandaşı mağdur etmeyecekti.
Ya da 50 liralık su faturası için vatandaşın kapısına icra gitmeyecekti.
Zavallı bankalar ve GSM Operatörleri, Elektrik ve Su kuruluşları…
Artık vatandaşı haksız yere inletemeyeceklerdi.
Tam bu esnada milletin vekilleri (!) devreye girip imdatlarına yetiştiler.
Eşitliği sağlamak adına bunu yaptıklarını söylemeleri en komiğiydi.
Hakem heyetlerinin iş yükü de gereksiz yere artıyor demesinler mi?
Bunları duyan da şöyle zannetmesin sakın:
Mustafa Elitaş ve İsmail Tamer hakem heyetlerinde mi görevliler?
Hakem Heyetleri çok yoğun olduğu için kaygısı size mi kaldı?
Hakem Heyetlerine gelen dosya sayısını biliyor musunuz acaba?
Sayenizde dosya gelmez oldu artık hakem heyetlerine...
2014’de 5.5 milyon olan şikayet sayısı 2017 de 500 bine düştü.
2018’de üç yüz bini bulmayınca ne kadar sevinirsiniz kim bilir?
Vatandaşın hakkını aramak için gittiği heyetleri de kapatırsınız yakında.
Yazık bankalar, GSM operatörleri ve elektrik dağıtıcıları çok mu ağladı?
Bu kanunu çıkarmadan önce kaç vatandaşla konuştunuz?
Bir Tüketici Derneği’ni dinlediniz mi?
“Vekil”inizin başında bulunan “Millet”e çok uymadı bu yaptığınız.
Ama bankaları ve diğer şirketleri çok “sevindirik” yaptınız çok…
Siz de onların bu sevindiriklerinden sonra ne yaparsanız artık?
 
 
 

Yorumlar 1
Sinirli 22 Ocak 2018 10:39

Bankalarla ortaklıkları vardır

Yazarın Diğer Yazıları