Mahmut ŞAHİN

'Garıya bak garıya, etek çıkmış yarıya'

Mahmut ŞAHİN

Bir kadınlar gününü daha idrak edecek olmanın keyfini yaşıyoruz.
Ekranların karşısına geçip çayınızı yudumlayıp yaslanın arkanıza.
Kanal kanal dolaşarak kadın dernek ve temsilcilerini dinleyiverin.
364 günün acısını çıkarmak için ballandıra ballandıra anlatacaklar.
“Şu kadar kadın şiddete uğradı”nın arkasında dayak fotoğrafları.
Sokak ortasında dayak yiyen ve etrafta seyredenlerin görüntüsü.
Gözü yüzü morarmış halde hastanede tedavi gören kadınlarımız.
Bugün keyfini çıkartalım çünkü yenisi için 364 gün bekleyeceğiz.
Kadınların istatistik haline getirilip bir güne sıkıştırıldıkları bu gün.
Başta aileden sorumlu olarak atanan kadın bakanımız konuşacak.
Kadın sorunları ile ilgili şu ana kadar bir çalışmasına rastlamadık.
Sayın Emine Erdoğan’ın arkasında dolaşmak en büyük özelliğidir.
Belki ‘bu’gün hangi bakanlıktan sorumlu olduğunu hatırlayacaktır.
Bakanlığına bağlı evlerde kalan kadınlar için yapılması gerekenleri.
 Evde kalan kızlar için umut, şiddet gören kadınlar için kurtuluş(!)
Kadın dernekleri için ekranlarda boy boy kendini gösterme fırsatı.
Zaten geçen seneki kâğıdı ezberleyemeselerde tekrar okudukları.
Hangi konuda olursa olsun STK’lar ve millet için iki ihtimal vardır:
STK’lar toplumu yönlendiremiyorsa, toplum STK’ları yönlendirir.
Kadın hakları konusunda sanırım ikinci ihtimalle karşı karşıyayız.
Kadın dernekleri daha çok toplum tarafından yönlendiriliyorlar.
Kadın haklarının savunucularını bir kelime ile tarif etmek istesek:
Papatya kelimesi bu kesimi tarifte herkesin anlayacağı kelimedir.
Papatyalar aslında olaya erkek gözüyle bakarlar da pek bilinmez.
Kadın sorunu deyince akla ilk gelen şey başörtüsüydü önceden.
Başörtüsü takan kadınları kurtarmayı ilke edinmişlerdi kendileri.
 
Köle gibi alınıp satılan kadınlarla ilgili Aile bakanlığı ne yaptı?
Fuhuş pazarlarında kucaktan kucağa atılan kadınlar için mi?
İşte tam burada erkek bakış açısı devreye giriyor. Nasıl mı?
Erkeklerin kucağına atılan kadınlar erkekler için bir ihtiyaçtır(!)
Bu kabullenmişlik içlerinde yer etmiştir de sesli söylemezler.
Ne bakanlığın ne de kadın derneklerinin bir çabasını görmedik.
“Seks işçisi” hayat kadınları “kadın” olarak mı görülmüyor?
Yoksa bu durum bir “kadın” sorunu mu olarak görülmüyor?
Ceza kanununa zina tartışmalarının olduğu dönemi hatırlayın.
Kadının satılması suç sayılsın diyen bir kadın derneği oldu mu?
Birçok erkek yasaklansın dedi ama kadınlardan ses çıkmamıştı.
Kadınlara rağmen kadın hakları nasıl savunulacak bilemiyorum.
Düğünlerde ve kına gecelerinde sahneye çıkan kadınlara bakın.
“Garıya bakın garıya, etek çıkmış yarıya” türküsüyle coşuyorlar.
“Bir sürü dostu var, düşmez bizim ayara” lafından alınmıyorlar.  
Birçok ürünün reklamında “cinsel meta” olarak kadının olması.
İş görüşmelerine kadının seksi kıyafetlerle götürülmesi modası.
Bu toplumun özellikle ahlaksız erkekleri tarafından kabullenildi.
Ama erkek bakış açısı kadın derneklerine sirayet ederse ne olur?
Memlekette vergi levhası alıp vergi ödeyen kadın satıcıları var.
Aynı şekilde vergi mükellefi erotik malzeme satan firmalar var.
Bu Seks Shop’larda en çok satılan ürünler ne biliyor musunuz? 
Aklınıza şişme kadın en çok satılıyordur diye geliyorsa yanıldınız.
…?
Bu toplumda kadınlara verilen değeri bu örnekler özetler mi?
Ben kadınlar gününü kutlamıyorum.
 
 

Yorumlar 2
VATANSEVER 14 Mart 2017 14:23

CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDADIR DEMİŞ EFENDİMİZ. KARI VE ANNE ARASINDA NE FARK VAR...

Gülay 08 Mart 2017 11:42

:)

Yazarın Diğer Yazıları