Eskilerden anlatılan anlamlı, güzel hikayeler vardır.
Cumhuriyet tarihinde Bölükbaşı imzasını görürüz.
Meclis girişindeki döner kapı esprisi meşhurdur.
Döneklik daha kapıda başlıyor demiş yanındakilere.
Bugün bahsedeceğim konu ise İnönü ile ilgilidir.
Ülke demokrasisinin bilmem kaçıncı seçimleri…(!)
Bin dokuz yüz kırk altı senesinin bahar ayları.
Pırpırlı bir uçakla seçim gezisindedir Bay İnönü.
Önceki seçimlerde aldığı oy oranını artırmak için.
1923 den 50 ye kadar kaç seçim yaptık sayamadım.
İşte bu seçimlerden birinde propogandaya çıkmıştır.
Yanında ünlü hatip Osman Bölükbaşı da vardır.
İnönü’nün ya çocuğu ya da torunu da seyahattedir.
Küçük çocuk aşağıda çalışan tarım işçilerini görür.
Babası ya da dedesinden bozuk para ister kibarca.
Bende bozuk yok, Osman amcandan iste der İnönü.
Bölükbaşı, bozuk para isteyen küçük çocuğa sorar:
Ne yapacaksın ki uçakta bozuk parayı evladım?
Aşağıya atıp köylüleri sevindireceğim der çocuk..
Bunun üzerine Bölükbaşı sesini biraz yükselterek:
‘‘Üç beş kuruş atıp sadece köylüleri sevindireceğine;
İsmet dedeni atalım da bütün millet sevinsin’’ der.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunu tanırsınız.
Suriyeden gelen mültecilerle ilgili büyük konuşmuş.
Avrupa Birliğinin bize vereceği 6 milyar avro için.
‘‘Biz onlara verelim 6 milyarı mülteciler orada kalsın.’’
İnsani durum, soydaşlık, dindaşlık önemli değil.
Hani genelde kahvehanelerde söylenen bir sözdür:
‘‘5 kuruş verdik konuştu, 10 kuruşa susturamıyoruz.’’
Bölükbaşı günümüzde yaşıyor olsaydı ne derdi sizce?
Kılıçdaroğlu için bir kampanya başlatır mıydı mesela?
Her vatandaş 10 lira bağışlayacak Kılıçdaroğlu’na.
750 milyon gibi bir rakam topladıktan sonra da çıkıp:
Bütün milleti sevindirmk istiyorsan al parayı da git.
Kuzey Kore veya Küba gibi yoldaşların ülkesine.
Osman Bölükbaşı bu hiç belli olmaz ne diyeceği.