OSB yazılır, Organize Sanayi Bölgesi diye okunur.
Dikkat ederseniz sadece sanayi bölgesi denmiyor.
Sanayinin organize olmuş halinden bahsediliyor.
Sadece sanayi olmayacak hem de organize olacak.
Sanayi deyince çoğumuzun aklına ilk gelen nedir?
İmalat…
Peki, imalat için gerekli olan şeyleri sayacak olursak:
Fabrika, makine parkuru, teknoloji, kalifiye eleman.
Bunlar sanayi için olmazsa olmazlar arasındadır.
Bir sanayici için bunlar çok önemli unsurlar mıdır?
Bu suale düne kadar vereceğim cevap elbette evetdi.
Bunlar olmadan sanayi ve sanayici olmaz, olamaz.
Ama bugün itibari ile bu cevabı vermekte zorlanırım.
Çünkü bunlar olmadan da sanayici olunuyormuş.
OSB’nin birinin başkanından öğrendim bunları.
Sanayici demek, parası ve projesi olan insan demek.
Sanayici, pazarını bulacak, bağlantılarını kuracak.
Makine parkurunu kalifiye elemana teslim edecek.
Teknoloji ile içi içe, rekabete hazır halde olacak.
Fiziki şartları uygun bir fabrika binasında bulunacak.
Eyvah, az daha en önemli hususu unutuyorduk.
Arsa olmadan fabrika ve sanayici olunabilir mi?
Arsa belki de fabrikadan daha önemli bir unsurdur.
Belki dediysem ihtimal değil, kesinlik ifadesidir.
Çünkü, arsa sahibi sanayiciden daha çok kazanıyor.
Sanayici her türlü risk altında çalışıyor, çabalıyor.
Arsa sahibi yan gelip yattığı yerden rant elde ediyor.
Sanayici, üretimden ziyade arsa kaygısını taşıyor.
Birkaç fabrika kurulacak rakamlara arsalar satılıyor.
Pahalı arsa ile mi sanayicimizi rekabete sokacağız?
Serbest piyasa, hadi(!) hodri meydan mı diyeceğiz?
Sanayicilerin başkanı aslında ne ile övünmelidir ?
Bütün dünya ile rekabet edebilen sanayicilerle mi?
Teknolojiye yatırım yapan sanayi bölgesi ile mi?
Yoksa fiyatları tavan yapan fabrika arsaları ile mi?
Sanayicilere hitap eden başkan ne demeli mesela?
Yeni pazarlar bulmanız için bağlantılar kuruyoruz.
Kalifiye eleman için yönetimimiz seferber oldu.
İmalatın önündeki bürokratik engelleri aşacağız.
Sizleri arsa rantına mahkum etmeyeceğiz…
İnsan heyecanlanıyor değil mi bunları duyunca.
Bunları söyleyen sanayici başkanı var mı bilmiyorum.
Ama şunu söyleyen sanayici başkanı maalesef var:
Arsaların değerlenmesi için ne gerekiyorsa yaptık.
Siz arsanızı aldığınızda metresi 150 Türk lirası idi.
450 liraya çıkarma başarısını gösterdik. (Alkış!!!)
İşleriniz kötü ve nakit sıkıntısı çekiyorsanız, kolay.
Arsanızı bankaya ipotek verin ve 3 katı kredi alın.
Sanayicisini bankanın kucağına iten bir anlayış.
Sanırsınız ki sanayicilik değil de emlakçılık yapıyor.
Organize Arsa Müdürlüğü de çok yakışıyor…