Mahmut ŞAHİN

"Baş"hekim mi, "Boş" hekim mi?

Mahmut ŞAHİN

Özel olsun, kamu olsun her kuruluşun başında bir yetkili bulunur.
Kamudaki yetki sahiplerinin belirlenmesinde bazı kriterler vardır.
Misal, İskandinav ülkelerindeki kriterler bizdeki kriterlere uymaz.
Bizde liyakat ve sadakat kamu da olmazsa olmaz şart kabul edilir.
Batı ülkelerinde ise bunlara bakılmadan önce siyasi destek aranır.
Çok yeteneksiz de olsa siyasetin istediği adam koltuğa oturtulur.
Allahtan ki bizde böyle değil (!)de teselli olacağımız bir şeyimiz var. 
Düşünsenize tek bir vasfınız var o da bir siyasetçi sizi destekliyor.
Şaka gibi değil mi? Hangi yetenek sahibi insan buna rıza gösterir?
Bizde de bazı eksiklikler yok değil tabii ki.
Hepsi olmasa da bazı kurum amirlerinin ortak bir özellikleri var:
Oturdukları koltuğun babalarından kaldığı fikrine kapılı veriyorlar.
Karayollarının Cem Boyner'e yaptığı kıyağı yazmayı düşünürken;
Yazının, yaptığınız girişe göre şekillenmesini engelleyemiyorsunuz.
Zaman zaman kamu kurumları ile ilgili eleştirel yazılar yazıyoruz.
Hani kendinizi "kelle kesen baş vezir" zannetmeyin hatırlatması.
Ne diyordu bir Kızılderili atasözü:
"Tabiat bize babamızın mirası değil, çocuklarımızın emanetidir."
Kamu kurumlarının da böyle olduğunu hatırlatmalıyız kendimize.
Yoğun iş ve uğraşları içinde unutma ihtimallerini hesap etmeliyiz.
Kolay değil tabii, inşaat işi de size bakıyor, sendika üyelikleri de(!)
Oraya alınacak taşeron işçileri bile siyasilerle belirlemek kolay mı?
Siyasiler böyleyse idareciler ne yapsın canım derseniz de ...tıp...
Bilgilerimizi alır, sağlamasını yapar ondan sonra da yazımızı yazarız.
Her ihtimale karşı da bir açık kapı bırakır ve düzeltebilirsiniz deriz.
Senelerdir birçok kurum hakkında bazı eleştirilerde bulunuyoruz.
Nedense her kurum amiri yazdıklarımızın yanlış olduğunu söyledi.
“Peki, tamam yanlışı düzeltin, varsa belgeyi alalım yazıyı düzeltelim.
Hatta, yanlış yazmışsak özür bile dileyecek erdeme sahibiz” dedik.
Ama bugüne kadar kaç amir elinde belge ile geldi derseniz: BİR...
Evet sadece biri çabaya düşüp çabasına saygı duymamızı sağladı.
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü.
Bundan sonra da eleştirilerimiz sürecek ama bunu da kaydedelim.
Başhekim ile ilgili yazımızdan üç gün sonra başhekimle karşılaştık.
İlk konuşmalarımız hiç "edep" dairesinde olmadı, orayı es geçelim.
Ortam biraz yatışınca yazdığım konuların yanlış olduğunu söyledi.
Ardından da 'size bilgileri sızdıranın kim olduğunu biliyorum!' dedi.
"Baş" olduğu hastaneden bir hekimin ismini verdi emin bir eda ile.
“Onu da nereden çıkardınız?” diye dedikodu mahiyetinde soruverdim.
Nerden bulmuş biliyor musunuz?
Benim facebook sayfamı araştırmış ve onunla arkadaşlığım varmış.
Yukarıda da dedim ya, yoğun olduklarından dolayı mazur görelim.
Sadece inşaat ve sendika değil, sosyal medya ile de ilgileniyormuş.
Boş kaldığı vakitlerde de hastane ile ilgileniyorsa yeter değil mi?
Bu işleri boş verin başhekim bey, sosyal medyada herkes arkadaş.
Hangi meslekten, hangi ilden arkadaşlarım var inanın bilmiyorum.
Şimdi hepsi de töhmet altında kalabilir, facebook arkadaşıyız diye.
Neyse…
Bana en kısa zamanda doğru bilgileri getireceğini söyledi, ayrıldık.
Ben doğru bilgileri beklerken ertesi gün ne oldu biliyor musunuz?
Telefonum çaldı, arayan kişi diş hastanesinden bir diş hekimiydi.
"Baş"hekimin bana bilgileri sızdırdığını düşündüğü diş hekimi.
"Baş"hekimle muhabbetimizde isminin geçtiğini söyledim kendine.
“Evet”, dedi “ben de köşe yazınızdaki  mevzuu için sizi rahatsız ettim”,
"Bu konuyu aydınlatmanız mümkün mü, ben töhmet altındayım."
“Nasıl aydınlatacağız?” dedim gayri ihtiyârî.
"Şu anda "baş"hekimle birlikteyiz ve sesi dışarıya verdim" dedi.
...bip... bip... biiiiiiipppp...
"Baş" hekimin baş olmak gibi bir derdi var ama başhekim olmak?
Başhekim kendisinin hekim olduğunu unutmuş hafiyelik yapıyor.
Çetin bir istihbaratçı gibi çalışıyor, bilgiyi sızdıranı illa ki bulacak.
Şimdi beni arayan ya da aramayıp da facebook da arkadaşım olan;
Varsa soy ismi benimki ile aynı olan bir hekim olduğunu düşünün.
Bu, istihbaratçılığa özenen "baş"hekimin altında huzur olur mu?
Bu diş hekimleri hekimlik yapabilecekler mi sakin bir kafa ile?
Yoksa kendilerinin muhbir olmadıklarını ispat ile mi uğraşacaklar?
Bu durumlarda vali olmak da zor, İl Sağlık Müdürü olmak da zor.
Hekimler gidip bu durumu kime şikayet edebilecekler ki sizce?
Bir hekimin illa bir bakan tanıdığı mı olmalı hakkını aramak için?
"Baş"ı alındığında geriye sadece” hekim” kalacağını göstermek için.
Mesela oradaki bütün hekimlerle özel görüşecek bir yetkili olsa.
Ne anlatırlardı acaba?
Bir kamu kurumunda olup da benimle facebook arkadaşı olanlar:
Hemen arkadaşlığınızdan silin beni.
Sizin amiriniz de Komiser Kolombo heveslisi biri olabilir.
Yazıma cevap ister ver ister verme o amirlerini ilgilendiriyor da;
Dilekçeme cevabı vermen gereken süreyi biliyorsundur umarım.
Sosyal medyadan fırsat bulabilirseniz eğer...
Hani, sendika uğraşları ve inşaat işlerinden dolayı yoğundurlar da.  
 

Yorumlar 9
Mahmut ŞAHİN 17 Kasım 2017 00:46

Bu kafayla nasıl diş hekimi olmuşsun ki... soru mu çaldın yoksa?.. Sor o başhekimine beni tanır mıymış?.. Yolumuz kesişmiş mi? Şimdiye kadar bir şey yoksa bundan sonra da bir şey olmayacak mı?.. Bu kadar mı kafasızsınız be?

Dt 10 Kasım 2017 19:04

Başhekim size ne etti. Yıllardır koltuğunda şimdi mi kötü oldu

mahmut şahin 31 Ekim 2017 15:43

çok sayın yiğidi öldür hakkını yeme kardeşim, gazetenin kendine göre kuralları var ve yazıların kontrolünü yapmadan yayınlanmıyor. benim yazdıklarım da bir müddet sonra giriyor. hemen celallenip hakkınız yenmiş havalarına girmişsiniz. keşke bu yazdıklarınızda samimi ve objektif olsaydınız da ben de şehrim ve kurumlar adına sevinip "boş beleş insanlardan" bilgi almasaydım(!!!)... boş beleş insanlar dediğin senin gibi diş hekimleri... ve şu anda sadece korkularından sesleri çıkmıyor. usulüne uygun bir soruşturmada neler söyleyecekler de siyaseten destekli olmasından dolayı sesleri çıkmıyor. siyasetin bize gücünün yetmemesine çok şaşırdınız bunu da biliyorum ama malum TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL ve biz de malum STK'lardan değiliz... hani gönül istiyor ki buradan müstear ve gizli isimlerle değilde yüz yüze konuşalım. bu ülke bizim. kaygınız varsa kaygım olarak dinlemeye hazırım... çaylar benden...

Yusuf Akgün 31 Ekim 2017 14:45

Yiğidi öldür hakkını yeme takma adlı kişi her kimseniz muhtemelen boş hekimin böyle işlerle uğraşmadığını işini yaptığını ispatlatayacak belgeleri gazeteye vermediğine göre yazılanların sonuna kadar doğru olduğunu anlamamazliktan görmezlikten gelenlerdensiniz. Konuşmuş olmak için konuşup gerçeklerin ortaya çıkmasından rahatsız oluyorsunuz. Yapılan yanlışı düzeltmesi için çaba harcamak yerine kimin bu bilgileri verdiğini ortaya çıkartmak derdinde olanlardan gibisiniz.

YİGİDİ ÖLDÜR HAKKINI YEME 31 Ekim 2017 11:26

NEDEN YORUMLARIMI YAYINLAMADINIZ MAHMUT BEY DEMEK Kİ YAZDIĞINIZ YAZI BOŞ BELEŞ İNSANLARIN UYDURMASI İLE YAZILAN ÇAMUR AT İZİ KALSIN TÜRÜ BİR YAZI...

YİGİDİ ÖLDÜR HAKKINI YEME 31 Ekim 2017 10:06

Bu haberler bana boş beleş iş yapmayan kişilerin uydurduğu haber olarak geldi.Arkadaşlar bir hastanede inşaat yapılarak daha modern bir hale gelmesinin neresi kötü hala anlayamadım.Birde baş hekim sözleşmeli değilmiydi bildiğim kadarıyla onların sendikası olmuyor yanlış biliyorsam düzeltin.

Yavuz Keskin 30 Ekim 2017 23:44

Tabiki de "boş" hekim.

Mahmut Şahin 30 Ekim 2017 14:31

Sevgili kardeşim, Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla kabilinden yazıyoruz... Üstteki yetkililerden ses çıkmazsa onları da yazarız... haklı oldukça, millet bizi destekledikçe çekinecek bir şeyimiz yok şükür...

TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM 30 Ekim 2017 11:12

Sayın Mahmut Şahin Bey yazılarınızda bu kadar iddialı konuşuyorsunuz. Peki kamuda her memurun, müdürün bir üst makamı yok mu? Bunlar onlar hakkında ne bileyim inceleme soruşturma yapmazlar mı? Önceden yanılmıyorsam her kurumun bir basın birimi olur kendi kurumları ile ilgili yazıları takip ederlerdi.... Yazılarınızı ilgi ile takip ediyoruz. Teşekkürler. Bizim (TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMLERİN) hakkımızı sonuna kadar koruyanlara selam olsun. Hakkımızı yiyenlerden öte dünya da nasıl olsa hakkımızı alırız. Önemli olan bu dünyada alabilmek. Saygılar

Yazarın Diğer Yazıları