İsmail ARSLAN

Değer Atfetme

İsmail ARSLAN

Kut zaferini tarih kitaplarından, okul müfredatından çıkartanların ( e ama dizisini yaptık gazı ile oyalananlara iyi uykular dilerim) kolayca pes edecegini düşünmemek lazım. Öyle bir bürokrasi ve stk kurgulamışlar ki her hevası kabarık, onların gönüllü kuludur düzenlerinde.
Bir yerlere gelmek, bir baltaya sap olmak, sivrilmek, hükmetmek putları ile her yerdeler. En ummayacağınız yerlerde, hiç ihtimal vermeyecekleriniz sunak başlarını tutmuş durumdalar.
Bu mevzu öyle liderin dirayeti ve idaresi ile çözülecek mevzu değil. Yetişmiş, ehil, şuurlu, kafası karışık olmayan bir nesil gerekiyor.
Şu an yok böyle bir nesil ve bu nesile mürebbilik yapacak bir kadro.
Bol bol laf ve laf.
Adalet attalarda sürgünlerde iken, ferah ve refah hayaldir.
Öncelik adaleti ikame etmek olmalı ki niyetler düzele.
--
Ioanna Kuçuradi, yani felsefenin kraliçesinden alıntı yapalım

“Değer biçme; değerlendirilen şeyin kendi değerini değil de geçerli ilkeler, normlar, standartlar, modalar, ölçüler bakımından onu nitelendirmek. Bir şeyi ezbere değerlendirmektir. Değerlendirilenin kendisi hesaba katılmadan yapılan değerlendirmedir. Nitelendirilen kendisine değil, nedensel görüşüne veya bu kozal görüşüne verilen addır.

Değer atfetme; bu değerlendirmede kendisine değer atfedilen şey, değer affedenle olan özel ve dolaylı ilişkisi yüzünden değerli görülmektedir.
Örneğin, ucuza kapatmak için sanat eserinin gerçek değerini göstermemek.”

Günlük hayatımızda başka insanların bize bir değer biçtiklerine tanık olur bazen mutlu olurken bazen de kızarız. Aslında bize biçilen değer, tamamen kişinin kendisi ile ilgilidir. Yine Varoluşçu Psikolojiye bir vurgu yapayım. Fromm bu duruma “komformizm” diyor. Eğer acı çekmek istemez, başkalarının ne dediklerine çok önem verirseniz bu “değer biçme” noktasında özgürlük ve özgünlükten yoksunlaşarak sürü içinde kaybolabiliriz.

“Değer atfetme” de yine atfeden ile ilişkilidir. Bana annemin hediye ettiği plastik kolye bana göre Kaşıkçı elması kadar değerli olabilir. Ben ona özel bir değer yükledim çünkü.

Bu değerlendirmeler yazık ki her gün maruz bırakıldığımız ve bizim de çok etkilenebildiğimiz değerlendirmelerdir. Bir bakıma “el gün ne der” anlayışının felsefi çözümlemesidir yukarıda söz ettiklerim.

Doğru değerlendirme ise bilgisel temelli değerlendirmelerdir. Bu konuda “Doğru Değerlendirme ve Etik, Hukuk, Felsefe” başlıklı okumalar yapılmasını öneririm.

“Ötekileştirme” veya “Ayrımcılık” sorunlarının temelinde de bu sorunların yattığını düşünmeye başladım. Ancak biraz daha derine gidince insanın sahip olduğu eksiklikler ve komplekslerin temelde her sorunun nedeni olabileceğini düşünüyorum. Dünya Savaşlarının çıkış nedenlerinde bile dünyayı kendi çarpık değerleri ile algılayan psikopatların olduğunu görüyoruz.

Yazıya öz:
1-Başkalarının sana biçtiği değer senden ziyade onlarla ilgilidir. “ Ne övgüye sevin, ne yergiye yerin!”
2-Toplumda çoğunluğun değerleri sadece çoğunluk hegemonyası oluşturur. “Biz koyun değil, insanız. İnsan düşünür!” Her insan değerlidir. Değeri belirleyen evrensel değerlerdir.
3-Gelişmek her zaman acı vericidir. Ya acıya razı olur kendin olursun ya da sıradanlaşır kaybolursunuz! Seçim sizin.

Okuma önerileri:
1-“Bülbülü Öldürmek” Harper Lee
2- “Özgürlükten Kaçış” Fromm
3- “Etik” İoanna Kuçuradi

Dilek Dai Ozcengiz
--
Sevap/ödül
Kuran'ın Arapçası okunarak sevap kazanılmaz,her harfi için 50.000 beleş bonus elde edilmez.
Hiç bir ayette böyle emir/tavsiye bulunmaz.
Kuran'ın Türkçe tercümesini okuyup/anlayıp,dediklerini uygulamakla sevap/ödül kazanılır ancak...
Tıp Fakültesini 6 sene okuyup mezun oldunuz diye kimse size sevap/ödül/maaş/ücret ödemez.
Öğrendiklerinizi uygularsanız hastalara şifa verirseniz alırsınız ödülünüzü/ücretinizi...
Selçuk Tapki

Katılmadığım nokta var. Okuduğunu anlayarak içselleyip, uygulayana hesapsız ecir vardır. Bir de şirkten azad iman sahibi niyetini Ona kurup okur ise bir fayda mümkündür, lakin şirkten azad olmak anlamadan çok zordur.
--

15 yaşındaki çocukla kaçırma yolu ile dini nikah kıyıp evlenen 18 yaşındaki gence, fiilden yıllar sonra hapis cezası veriliyor ve bu arada 2 3 de çocukları olmuş oluyor. Erkek cezaevinde ve anne çocukları ile hayat mücadelesinde oluyor. Bu sıkıntı, regl ile çocuğun ergen olduğu kültürel saçmalığının terk edilmesi ile ancak son bulabilir. Ergenlik sadece vücudun cinselliğe hazır olması ile değil, idrakın da gelişmesi ile mümkün bir olgudur. Ülkemiz için reel ergenlik ancak 18 yaşın bitimi ile konuşulabilecek bir mevzudur. Aileler çok dikkatli olmalılar.
Geçmişte yapılan aptallıkların bu şekilde cezalandırılmasının cezanın caydırıcılığı bağlamında da bir yönü olması sesimi özellikle yükseltmeme mani olmuyor da değil
--
Bitkisel terkipleri şifa maksatlı kullanmada genel bilinen tavsiyeler harici, özel kullanımlarda muhakkak rahatsızlık hangi alan ile ilgili ise o alanın uzmanı bir doktora danışmadan terkibi kullanmak büyük hatadır. Mesela bendenizde kısmi felç sonrası epilepsi gelişti, şifa vesilesi ararken karabaş otu da öneriler arasında vardı ki kullandığım ilaçlar gereği ve rahatsızlığım adına en uzak durmam gereken bitki meğer o imiş. Konusunun uzmanı doktora sormak en isabetli iş. Tabii ki sizi kimyasal ilaç manyağı yapacak ilaç firmalarının satın aldığı ortadoks doktorları kastetmiyoruz uzman derken.
--
İstikamet: itikat olarak Uluhiyet ve Rububiyet sıfatlarını ve alemin tedbirini Allah Azze ve Celle'ye tahsis etmek; kavlen ve fiilen Allah'tan başkasına iltifat etmemek; güzel ahlak ve davranışta bulunmak; hayırlıları sevmek, onlarla beraberliğe devam etmek; iyilerin nasihatlerı kabul etmek; her müslümana nefsine dediğinin aynısını arzulamakla izah edilmektedir. İster nifak ver şirkten arınmaktır de, ister tevbede sebat etmektir de maksat budur Dilara Yayınları Ahlaki Reçeteler Sayfa 356

Böylece itikadını, eserinde izhar eden bu Zat, 2013'te vefat eden Şeyh İsmail Çetin olup,
Üstad Şeyh, olması gereken itikadı gayet net ifade etmiştir, öyle ise onun yolunu yol edindiğini söyleyen herkese düşen de, bu itikadın gereğini icradır. Yani Allah'tan gayrına itibar etmemektir.
Tüm erbab ı tarikata da ölçü esasen bu olmalıdır.


 

Yazarın Diğer Yazıları