İsmail ARSLAN

Dünya Engelliler Günü münasebeti ile

İsmail ARSLAN

İngiliz'in kurulmasına mecbur bıraktığı bürokrasi yıkılmadan bir şey değişmez!

3 Aralık dünyada engelliler günü olarak anılıyor da memlekette öyle uygulamalar var ki 365 gün anılsa bir anlamı olmuyor.
Kişi âmâ ve raporla da bu durum sabit. Oran %90 ve rapor sürekli. Araç alınıyor bu rapora istinaden ötv bağışıklığından yararlanılıyor. Aradan yıllar geçiyor Vergi Dairesi sen sonradan bir rapor daha almışsın, o raporda özür oranı %85 öde bakalım şu ÖTV ve MTV'leri faizleri ile diyor. Bu 5 dilimlik düşüş idarenin raporlama kıstaslarındaki hesaplamaları yeniden düzenledigi bir yönetmelik kökenli. Ortada bir iyileşme yok ve kişinin araç kullanması zaten imkansız. Dahası ilk rapor sürekli zaten. Sonradan katakulli ile zulüm yapılıyor.  Bu ve benzeri tarhiyatları yargıya taşıdık ve mahkeme hepsini iptal etti de bu ayıp ile ahirette ne yapacak idareciler, bilemiyorum.

Bu durumu Maliye İdaresine kaç kere bildirdik ve bakın davaları sürekli kaybediyorsunuz, düzeltin şu işi dedik, lakin bazı vergi dairelerinin başkanları inisiyatif alarak tarhiyatları durdursa da genel bir düzenleme yapmadılar, halen nadirleşse de bu konuda dava açtığım oluyor.

Mevzuat yapılırken engel, kişiyi neyden mahrum bırakıyorsa ise ona yönelik düzenleme yapılması hakkaniyete ve gerçek duruma uygun olacaktır. 

Bunun gibi nice, engellilere yönelik zulumler ile kutlu olsun engelliler günü! 

Engelli hakları konusunda yasa yapıcılara bakış açılarını değiştirmelerini öneririm

Mer’i Anayasa madde 10 der ki: Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. 

Yani esasen anayasa engellilere yönelik pozitif ayrımcılığın tabii olduğunu ilan etmekte ve bu hususa dair, alt normların da, bu doğrultuda hazırlanması gerekliliğini ifade etmektedir. 

Uygulamada ise durum pek de bu yönlü değildir maalesef. Mesela araç alımlarında öngörülen özel tüketim vergisi noktasında alt norm olan yasa der ki Engel oranı % 90 ve üstü olandan ve oranı %90 altında olandan da aracın özel donanımlı olması şartı ile ÖTV alınmaz. 

Öncelikle yasanın temel bakışında problem olduğunu ifade etmek gerekiyor. Şöyleki araç engelli için, bir özel tüketim değildir. Ulaşım ihtiyacı için kullanılan araç, engelli için bir jet, veya yat mesabesinde değerlendirilemez. Engel oranı % 80 70 olup, bu haliyle sokağa dahi tek başına çıkamayan binlerce engellinin ulaşımı için alınan araçtan özel tüketim vergisi almayı hak gören bir algıya bırakın anayasa yapma yetkisi, alt norm yasa yapma yetkisi dahi verilmesi bir hukuk cinayetidir.

Bakış açısı şu olmalıdır: Engel durumu neyi gerektiriyorsa bu minvalde düzenlemeler yapılmalıdır.

Engel oranı ve engelliye tanınan ayrıcalıklar kriterleri değistirilmelidir.

Engeli sebebi ile maaş bağlanması gereken ile, araç alımında vergi bağışıklığından yararlanacak olanın aynı kriterlerle belirlenmesi adaletsizliğe ve suistimale sebep olmaktadır.

Tutturmuşunuz bir oran türküsü, bununla yol almaya devam ediyorsunuz.

Mesela bendeniz %81 bedensel engelli bir avukatım, felç ve sonrasında gelişen epilepsi sebebi ile bu oranı rapor vermeye yetkili hastane belirledi.

Çalışıyorum ve engelli maası almayacağım. Araç alımında ÖTV bağışıklığından  faydalanmak istedim. Bu oranla mer'i mevzuata göre, ancak, aracı kendim kullanmam kaydı ile bu bağışıklıktan yararlanabiliyorum, lakin başıma silah doğrultsanız bu halimle trafiğe çıkmam. Bir nöbet geçirsem, bir kazaya vesile olsam, sizin mevzuatınız beni ve kazada hayatını kaybedecekleri kurtarmayacaktır. 

Basit bir çözüm öneriyorum, dikkate alın. Engel neyi gerektiriyorsa onunla ilgili saptama yapılsın.

Vergi bağışıklığı ise bunun için ayrı, maddi destek gerektiriyor ise engel ayrı, tedavi ve rehabilitasyon için ayrı gibi, bu, bu kadar basit ve makul bir çözüm önerisidir.

Açık ayetlerinden biri olma onurunu bahşeylediği için Rabbime şükürler olsun. Evet, vücudumda %81 oranda bir engel var, ama bununla birlikte, faydalı bir hayat yaşamaya gayret ediyorum ki bendenize bakıp, bakmasında Allah'ı göremeyenler engelli kanaatindeyim, bendeniz değil.

2014 yılında Haziran ayında, 44 yaşında iken, beyni besleyen damarlardan birinin pıhtı sebebi ile tıkanması ile, vücudun sağ tarafını hareket ettiren beyin hücrelerinin ölmesi sonrası, kısmi felç oldum. Bu olduğunda Ankara Ün. Hukuk Fakültesinden mezun olabilmem için kalan tek dersimin sınavına hazırlanıyordum. 15 günlük yoğun bakım sırasında dahi, doktorlara çaktırmadan sınava çalışmaya devam ettim. Sonuçta ölmemiştim ve yaşam devam ediyordu ve sınav tarihi yaklaşmıştı.
Yoğun bakımdan fizik tedavi bölümüne geçiş sonrası, bölüm sorumlusu Hoca, ders çalıştığımı görünce müsaade etmedi. Lakin egzersiz aralarında yine de gizli kapaklı çalıştım. Tekerlekli sandalye evresine geçtikten sonra, Hoca'dan Ankara'da sınava gitmek için izin istedim. Müsaade etti. Sağ olsun kardeşim beni Ankara'ya götürdü, sınava girdim. Soruları sözlü olarak cevapladım, asistan öğretim görevlisi kağıda geçti. Zira sağ elimi kullanamıyordum. Bu sınavı verdim ve 2014 Kasımında felçli olarak avukatlık stajına başladım. Çok zorlandım, evet; ama imkansız olmadı ve şu an halihazırda halen avukat olarak serbest çalışmaya devam ediyorum. Vergi hukuku alanında çalışıyorum ve duruşmalık çok işim olmadığı için, UYAP üzerinden davalarımı takip edebiliyorum. Halen elimi kullanamıyorum; lakin küçük bir bastonla yürüyebiliyorum, şükür.
Engel beyinde yapamam edemem algısı ile var olan bir arıza. Hayat devam ediyorsa, öyle veya böyle yaşamak zorundayız. Ya isyan ile, ya da şükür ile.

Bendeniz bedensel engelli bir avukat olarak dost ve akrabalarım tarafından  Hükümetin yanlış gördüğüm icraatlarını eleştirme konusunda uyarılıyorsam ve bu uyarıları onların beni alıp götürürlerse sağlık konusunda yaşayacağım sorunlar  veya işlerime mani olabilecekleri bir girişimde bulunurlarsa evlad ı iyalimin geçimi, çocukların gelecekte güvenlik soruşturmalarında yaşayacakları sıkıntılar kökenli ise ve bu durumda bendeniz dahi muktedirden emin değilsem ve bir tarafım bırak yazma derken diğer tarafım haksızlıklara karşı sükut edersen niye varsın diyor ise ne yapmak icap eder ey Dostlar.

Bu algıyı yaşatmak bile tek başına bir zulüm değil midir diye bitireyim yazıyı.

Yorumlar 1
İsmail Arslan 05 Aralık 2023 22:00

Soru: ? raporla araç alınır mı? Cevap: Meri mevzuata göre engelli heyet raporunda oran yüzde doksan altında ise aracı engelli kullanmalı ve raporda özel donanımlı veya otomatik araç kullanabilir kaydı olması şartı ile ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanırsınız Ama mesela ben de 81 engelliyim ve araç kullanabilir durumda değilim, Vergi İdaresinden özelge talebinde bulundum. Talebim reddedilince, dava açtım ve kazandım, onanırsa benim durumumda olanlara emsal olur. Av.İsmail Arslan

Yazarın Diğer Yazıları