Dünyanın en zelil insanı, ihtiyaç sahibinin işini görüp, bununla, onu kendine teşekkür ve takdire zorlayandır. Tüm sakatlıklar insandaki tanrılık öykünmeleri kökenlidir. Sarpust Yazıtları Mailis Nalars Bir devlete hakim olması umulan en üstün değer, ahlak olmalıdır ki adalet, hak ve özgürlüklere ihtimam, liyakat ve benzeri her kıymet, ahlakın unsurlarıdır.
--
Dünyanın en aşağılık işi
Devlette bir makam kapıp, cemaat, parti, ideoloji, klik, mezhep, meşrep, ırk, tarikat v.s. v.s. bilumum cılığını culuğunu devlet kapısından içeri adımını atarken dışarıda bırakmayıp, makamında yandaşına, adamına, dostuna, hocasına, liderine, önderine hizmet eden, fikrinden dininden olmayanı iplemeyen her kim var ise tümünün suratına ağzına kadar dolu büyük bir kova ağız sıvısı boca ediyorum. Tabi ki insan bir fikre inanca sahip olabilir; ama devlet ise mesele, orada inancını ideolojisini emeline kullananlar, yandaşından gayrını gözü görmeyen holigan tarafçı, talimat ile oturup kalkanlardır Şarkta bizi hep çukurlarda zillette bırakanlar..
--
Farklılıkları Fark Etmek
Parmak izlerinin benzersiz oluşu gibi, her insanın hemcinsinden ayrı, farklı bir yaşamı vardır. Kişinin, hayatını dengeli ve uyumlu yaşayabilmesinin kestirme yolu farklılıkları farkedip, nazarına baskasını uydurmak yerine, nazarınca görenlerle iklim paylaşmaktır. Emelince olmayana zorlayan, dayatan, hesap soran, söven, kızan, cezalandıranlar sahte tanrı tiyatrosu figüranlarıdır. O sahnede başrol oynayanları, başka bir yerde cife taşıyıcıları olarak görürüz. İnsanın bir yasadığı, bir de yaşamak isteyip de yaşayamadığı yaşam vardır. Genelde insan, yaşayamadığı hayatların öcünü, yaşayamadığını yaşayanlardan çıkarma eğilimindedir. Kudurgan bir tepki ile ilk firsatını bulduğunda, yaşayamadığını yaşayanlara kimi zaman ahlak, kimi zaman din, kimi zaman örf v.s ile öyle saldırır ki, gören, tanrının gazabı bu kişinin ellerinde bir yıldırım olmuş sanır! Halbuki kişinin kendi yasadığı boyutta o, ne o tepkinin adamıdır, ne de o tepki onun harcıdır aslında. İnsanın kendi varlığına, gücüne, sınırlarına, haline razı olamamasının sonucu yaşadığı ve yaşattığı saçma işkence hali, en çok da onun kendi yaşamını paramparça eder. Kendine, varlığına saygısını kaybetmiş veya kendine saygısı oluşmamış insanların başkalarının yaşamlarını etkileme gayretlerinin ceremesini de civarları çekecektir doğal olarak. Bir kısım insan hareketli, aksiyonel, hızlı ve ateşli bir hayat yasar. Hayatında da kendisine yakın gördüğü veya özümlemede yabancılık çekmediği oluşumların içinde olmayı en temel hak olarak isteyebilir. Başka bir kısım insan ise, sakin, metafizik, ılıman duygularla örülü, ağırkanlı tabir edilebilecek bir hassasiyette varlığını ifade etmek ve hayatını da kendi gibi hisseden, düşünen ve yaşayan insanlarla paylaşmak ister. Daha farklı bir grup insan da hayatı mevsim mevsim yaşar. Yerine ve zamanına göre farklı hisleri, tarzları, fiilleri benimser; bazen sert sulu, bazen sıcakkanlı, bazen asabi, bazen mülayim ve kısaca insan için ne varsa duygu namına, sonuna kadar yudum yudum içme taraftarıdır. O halde, farklılıklara tahammül etmemek, düşünmeli, nedendir? Hazmetmek, önce kendini ve sonra haricindeki dünyayı. Kabullenmek; kendi varlığını benimsediğince, gayrını da Anlamanın başı burası. Farklılardan bir farkımız olsun, kendi farklılığımız. Fark ettiğimizce, fark edilmekten de ürkmemek lazım. Barışmak bu... Yaşamak nefes nefes her anı... Ötesi hafakan edebiyatı... Mailis Nalars
--
Vergi idaresi, vefat eden miras bırakanın vergi borcundan dolayı, mirasçıların banka hesaplarına e haciz uygularsa yapılması gereken nedir? Cevap: Vergi mahkemesine yd talepli haczin kaldırılması için dava açılabilir, zira vefat edenin vergi borcunun mirası reddetmeyen mirasçılara hisseleri oranlarında ferdileştirip ihbarname ile tebliğ edilmiş olması şartı vardır.
--
Engellilerin vergi indiriminden faydalanabilmeleri için e devlet üzerinden veya vergi dairesinden bizzat dilekçe ile başvuru yapmaları ve eğer önceden alınmış raporları varsa dilekçeye raporu eklemeleri, rapor yoksa vergi idaresinin yetkili hastaneye sevk etmesi ile heyetten alınan raporun idareye ulaştırılması, oradan da Ankara gelir idaresinde raporun değerlendirilmesi ve indirim yazısının başvuru yapılan vergi idaresine gönderilmesi gerekiyor.