Hala anlamadılar ya, bu milletin meramını bir defa daha, net biçimde, bir de bendeniz ifade edeyim:
Hangi siyasi olursa olsun, veya hangi kanaat önderi, fark etmez, mevzu memleketi bölme, millete kast etme niyet ve eylemindeki her örgütlü, ya da bireysel faaliyeti reddetmeyen, kınamak filan yetmez, lanetlemeyen ve karşısında olduğunu, düşman bildiğini deklere etmeyenlerin topunun vatandaşlığının iptal edilerek, memleketten sürülmeleri, tüm varlıklarına el konulması, milletin, devletinden beklentisidir.
Net.
Bendenizi, hiç bir siyasi partinin yandaşı değilimdir, sadece milletimin felahı tarafındayımdır. Bu sebeple de nalına mıhına, ama her daim hak adına söylemekten hiç vazgeçmedim. Haktan sapmama niyazı ile, bir defa daha yüksek sesle ilan edeyim: Bendenizi hiç bir siyasi partinin çatısı altında göremeyeceksiniz Allah'ın izni ile.
Sahibi olduğu mevki, makam, ün, kuvveti kaybetmeme adına, her şeyi göze alan en ciddi düşmandır. Bununla garip gureba baş edemez, ama bunun hakkından sadece onların duaları ile sığındıkları Allah gelir. Er ya da geç, ama illa.
Siyaset ile meşgul olanların kendilerinin ve civarlarının mal varlıklarının siyasi etkiler sebebi ile artması halinde, varlıklarına el konulması ile ilgili bir düzenleme yapılmadan hiç bir mesele yerli yerine oturmaz.
Anayasa yapmayın, siyasi etik yasası yapın, yeterli. Siyasi etki ile kavuştuğu her şeyi kusturtun, kafidir.
Türkiye ehli sünnetinin en girift problemi şudur:
Maturidi diye Eşari yaklaşımı medreselerde öğretilir. Sebebi, rey, muhakeme ve mantık gerektirir, halbuki sorgusuz itaat ise talipten beklenilendir.
Özellikle tarikat bağlantısı da olan medreseleri itaatten gayrı ayakta tutacak bir dayanak yoktur. Bu sebepten itaatin kalası Eşarilik, özellikle ehli rey ekolü içinde, tabii olan budur algısı ile yerleştirilmiştir.
Nurculuk bu konuda ayrı bir başlık olabilecek ilginçliklerin adresidir mesela ve Bediüzzaman evlenmedi diye evlenmeyen nicesi de farklı araştırma konusu olabilecek hususlar barındırmaktadır.
Ayrıca ahir zamanda iseviler ile müslümanların omuz omuza verecekleri ve dünyaya hükmedecekleri gibi absürt inanışlar da bunlardan, eşari yönelişlerden zuhur etmiştir.
Ayrıca tarikatlardaki ben ne halt yersem yiyeyim şeyhim beni, eğer ben ona itaatten ayrılmazsam cennete götürür, bana şefaat eder aymazlığı da tamamen dünyevi maksatlara ulaşmak için pompalanan bir uydurmadır ve nice kalbi temiz insan, üç beş hokkabazı tanrı ittihaz etme ile şirk kuyusuna din diye yuvarlanmaktadırlar ki işte ehli rey ekolü Maturidi yolundan ilerlese bu abudikliklerin rağbet bulması imkansız olacağı için böyle böyle sızmalar caiz görüldü.