Milletin gözü, fıldır fıldır "acaba bugün ne göreceğiz, ne duyacağız"a programlanmış durumda.
İstanbul'u işgal edip, Ankara'da kurulan hükümetin üstüne yürümeyen İngiliz, savaşsız, sessiz sedasız neden ve ne pahasına çekildi diye sormayan coğrafya mukimi, sanıyor ki: Ali topu attı, Veli de tuttu.
Gözünün önünde göz kapağını zorla açıp sana izlettikleri şu film var ya, bir gramı yerli ise namerdim!
Anayasanın, kanunlarının, yönetmelik ve tüzüklerinin yerli olmadığı gibi...
Seni paketlediler ve servis ettiler.
İyi seyirler!
Değişir mi oyun ve oyun kurucular?
Çok zor.
Ahlaklı,düzgün insanları sistem, kendine uyumlaştırma uzmanı olmuş. Kimini mevki, kimini para,güç, kimini de itaat kültü ile halletmiş.
Bendenizin bu nesilden de ümidim yok, belki sonraki nesil üzerinde Allah'ın yardımı ile ahlak yeniden etkin olur.
Ingiliz'in kurguladığı sistem tarumar olmadan ferah, refah, ağız tadı, huzur bu topraklarda haramdır.
Bunun için sırtını İngiliz'e dayanan ve İngiliz'den medet umanlar yok olsun, kahrolsun diye desteklediğim cumhur ittifakının mevcut kadrolarından hiç bir beklentim yok, zira bu sistemden yetişti hepsi.
Ben göremem, ama umudum sonraki nesillerde inşallah...
*
Hormonlar toprağın altı ile üstü arasında getir götür hamallarıdırlar. Ağız tadı emekçileri... Toprakta, ayak üstünde yaşaması ona keyf vereni, ayakta tutmaya ve yaşama heyecanını kaybedenleri arıza bombardımanı ile, bir an önce devirmeye çalışırlar, işleri bu...
’Ağız tadı’nı kaybederse biri, ’bunun işi bitmiş, doğru geldiği yere’ emrini alıp, ona, bir an önce ’gömülmeye elverişlidir’ raporu verdirmek; ağız tadı varsa o birinin, ömrünü lezzetli geçirmesi adına var güçleri ile çalışırlar. Bundandır depresyonda baş, mide ağrıları, halsizlik, bitkinlik, hevessizlik ve ölme duygusu...
Hep bu hormonların mezar kazarlarken çıkan kürek sesleri...