Her başıboş, delidolu akan suyun akıbeti bir çukura dolup, durulmaktır.
Batıda her hak kazanımın altında derin acılar vardır; orada haklar kanırta kanırta alınmıştır. Doğuda haklar lütuf ve ihsan ile verilmiştir. Bundandır orada insan kıymetli. Onlar insan hak ve özgürlüklerine sahip çıkıyorlarken, bu taraflarda önder, lidere kutsiyet yükleniyor.
O neden gitti biliyorsun değil mi?
Var mı öyle üç kuruşa beş köfte dostum?
Aşkı anlatırken kitaplar o sen olacak sen o derler,
O an ne hissediyorsan onu vere sana.
Sonra bunun adının aşk olduğunu yutmayınca o,
Buldun köle, tepe tepe kullan
Sahibi olmak istediğinin sevgilisi olamazsın.
Ve bazen de
--
Başkalarının iyi-kötü algılarını sahiplendik hep ve arınmamızı istediler sürekli. Asıl kötülüğü böyle ettik kendimize. Bizi kendimizden sıyıranlar, kendilerini giydirdiler bize.
--
Ne kadar geçmişse içimiz o kadar iç geçiririz.
--
Genç, yaşlı amcaya sorar: Evlilik hakkında tavsiyeniz nedir?
Yaşlı adam der ki: Evlenin, eşiniz dert ortağınız olur.
Genç: Ama benim hiç derdim yok ki deyince, ihtiyar: Evlenince, o da olur der.
--
--
O neden gitti?
İki kişi olamadın,
İstedin ki o sen olsun,
Sen ne dersen o olsun.
İnsan keser olmayacak, kendine yontan
Rende olmayacak hep veren,
Bıçkı olacak bir veren bir alan...
Yalan hikayat ederler.
Çekil bir geriye de bak,
Hep sen o sen olsun derdindesindir,
Canın ne çekiyorsa o an o.
Sen melankoli istiyorsan, o melul melul dolana.
Çılgınlıksa arzun kucağına atlaya.
Biraz uzaklaşması gerekiyorsa toz ola.
Çağırdığında yanıbaşında dura.
Biraz canını yakasın, ağzına biber süresin.
E tabi eziyetine katlana ses çıkarmaya...
Gidince, tepe taklak yuvarlan
Sevgiline o olma hakkı vermedikçe
Sen onda olamazsın
Yaşam işlerinde bu böyle
İşine gelirse...
Sen onda sende onun olduğu kadar olamamışsındır
Bu senin eksikliğinden değildir,
Onun tavrının, algı ve yaşama anlayışının ondaki gereğidir.
Takma kafana, illa biri vardır bir yerlerde
Sana göre.
Biri gitmişse
Gidenin peşinde
Ölesiye yorulmak
Yeniye umudun celladıdır.
--
Bu topraklarda Mevlanalar, Yunuslar, Hacı Bektaşlar yetişmiş diyoruz, bu deyişte çoğul kullanım gerçeği yansıtmıyor. Onlar gelmiş ve geçmiş, arkalarından onlar gibiler değil, onların miraslarından geçinen laf cambazları gelmiş. Halbuki onlardaki ruh fert fert yeniden insanımıza sarmazsa, öylesi gelmiş yaşamış ve ölmüş cesetler güruhu olarak anılacağız.