Cumhuriyetin yüzüncü yılında artık Cumhurbaşkanı, meydanlarda televizyonda batı vesayetini halka anlatmalı kanımca.
Neler olup bittiğini bilmeyen milyonlar var. İstanbul ve Anadolu'dan çekilme karşılığında istedikleri devlet yapısının kurulmasını şart koşanlara itaat edenlere, o günün şartlarında çok da söyleyecek sözüm yok, lakin bugün, bu vesayetin kırılması gayretlerine engel olmak isteyenlerin kimin adamı olduklarını anlatmalı.
Özellikle Atatürk ölür ölmez kurumsallaşan mekanizmanın aslında neyi temsil ettiğini bu millete anlatmazsalar, bataklık sinekleri ile kavga görüntüsünden de kurtulamazlar. Vesayetten kurtulmaya dair bir dirayet gördüğü için "evet diyenlerin, Cumhurbaşkanından bunu talep etme hakları vardır.
Bu arada hiç bir siyasi oluşuma üye ya da muhib değilim. Bunun verdiği güç ile derim ki: Parti bağı bende kıymetsiz. Vesayet sistemini kırmaya dirayeti olduğu için destek verenlerdenim. Bunu yapmaz iseler yolları yolum değildir.
*
Var oluş gayesinden sapmış tüm oda, birlik ve benzeri yapıların lağvedilmesini umuyorum. Mensuplarına hizmet etme amaçlı kurumlar daha sonra istişarelerle, sağlam kaidelerle kurgulanabilir.
*
Sadakati Ebubekir'e, adaleti Ömer'e, edebi Osman'a, ilmi Ali'ye, Kudüs'ü Selahaddin'e, keşfi Piri Reis'e tahsisli sanan, kişiler ile kaim sandığı değerleri, kişilerin ölümleri ile sandukalara gömmeyi maharet bilir. İnsanı kıymetlendiren değerler ile meşguliyetidir, insanlar değerlere kıymet katmazlar, onlarla alakadarlıkları ile kıymetlenirler