İsmail ARSLAN

Adalet Üzerine

İsmail ARSLAN

İzmir Barosuna kayıtlı Meslektaşım sayın Şahin Küçüksüslü'nün paylaşımından esinlenerek " O der ki:
"Haftanın yorumunu Erman Toroğlu yaptı. Bu çocuk futbolun f'sinden habersiz. Koşturmamış terlememiş. Dizini kanatmamış. Hiç futbol oynamamış. Adrenalinden beyni dönmemiş. Sonra çekmiş sırtına bir hakem elbisesi. Abileri var ya abileri. Göğsüne de bir fifa kokartı. Oh. Yok öyle yağma. Futboldan anlamayan adam hakemlik yapamaz kardeşim. Öyle kartla formayla olmaz o işler. İşte böyle rezil olursun..." Bendeniz de derim ki:

Hukukta da böyle. Ticaret yapmamıştan ticaret mahkemesi hakimi, bekardan aile mahkemesi hakimi olmaz. Suç ve suçluya dair sokak mahalle görgüsü, entelektüel birikimi olmayandan da ceza mahkemesi hakimi olarak doğru yargı beklemek kuruntudur.

Hele hele siyasete menfaatini gözeterek, emellerine ulaşmak için bulaşandan da millet hayrına bir şey beklemek ahmaklıktır. 

Nasıl mani olunur derseniz, siyasetten, makamdan sonra variyet sahibi olanların mallarına el konup, insan içine çıkamaz hale getirecek müeyyideler ortaya konulur ise, bayağı bayağı suistimali engellemek mümkün olabilir fikrimce.
-- 
"Suç ve ceza şahsidir" Müslüman Türk insanının bu aralar kahır ekserisinde bu ilke yok hükmünde. 
Bu millet ne çekti ise toptancılıklan çekti.
Kör itaat, koyu tarafgirlik... dipsiz sevgi veya nefret.
Şerefsizin biri Kur 'an kursunda bir melanetlik yapar, tüm kurslar zan altına girer.
İtin teki, cemaat ve cemiyet varlığını kullanarak hainlik yapar, tüm cemaat ve cemiyetler artık zan altındadır.
Tamamen güdü kafası.
Buna hayır, insanlığa evet.
--
"Zulüm (adaletsizlik) devlete, nankörlük, nimete zeval (son) verir." Nuşirevan-ı Adîl 

"Küfr ile belki amma zulm (adaletsizlik) ile paydâr kalmaz memleket." Nizam ul Mülk (Nizam-ül mülk'ün idare teorisinde "adalet" olmazsa olmaz bir şart olarak takdim edilir.)

"Güzel zamanlar adil hükümdarların hüküm sürdüğü zamanlardır. Adalet hâkim olunca ihsan da hâkim olur. Nitekim adaletin olduğu yerde civanmertlik de vardır." Nizam ul Mülk

İngiliz Kralı 8. Henry'nin Başyargıcı olan Thomas MORE Utopıa adlı eserinde "Bir devletin gelişmesi de, yıkılması da o devleti yönetenlerin ve hâkimlerin elindedir."

"İyiler giderler, güzel âdetleri kalır. Kötülerden geriye ise zulüm (adaletsizlik) ve kötülük kalır." Mevlana Celâlettin-i Rumî

Hakimi, hükmün mütemmim cüz'ü; ya da hakkaniyetin turnusolü kabul eden muhakeme sistemleri, sonuçta özünde sadece bir insana bu kadar değer yüklemesi yapılmasının hakkaniyete hakaret olduğunu fark edemeyecek kadar sağduyu yoksunu oldukları için yanılgı içinde yanılgı üretmeyi otomatiğe bağlamışlardır.

Hakim, adaletin kökü değildir.
Hakim, adaleti tesis eden değildir.
Hakim, adalet testisi de değildir.

Hakim, doğrusu sadece diri adalet algısının aynası mesabesinde bir görünüm arz etmelidir.

Yasanın, toplumun üç adım gerisinden geldiği coğrafyalarda, kürsüdekinin üç adım atlama uzmanı olmasını beklemek ve adaletin şahsında tecellisini ummak safdilliktir.
 

Yazarın Diğer Yazıları