İsmail ARSLAN

Avukatlar paragözdür diyenler utanabilirler tashih edilmiş

İsmail ARSLAN

Bir de haksız biçimde avukatlar paragöz derler. 
Vergi idaresi avukatlık ücreti ödemesin diye kök işlemi hukuka aykırı 3 ödeme emri için açtığım 3 ayrı davadan ödeme emirlerinin iptal edilmesi şartıyla ferağat ettim. Müvekkilden davalar için asgari ücret tarifesi üzerinden aldığım para yeterli, bir de devlete ücret ödettirmeyeceğim.
Maksat üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. İş, hukuka uygun olsun, varsın iki eksik olsun alacağımız. Sonuçta devletin ödeyeceği parada yetim, garip gureba ve tüm vatandaşların da hakkı var. Ne olaydı haksız yere devletten para çıkmasına vesile olanlara, o paraları ödettirici bir mekanizma kurgulanabilseydi. Hukuka aykırı karar veren mahkeme, vergi idaresi çalışanları ve tüm bürokratlara hatalarının ceremesini ödettirebilmek mümkün olsa idi, fena mı olurdu?
--
Neden vergi hukuku alanında avukatlık?

Devletin kasasına bir kuruş haksız para girse, tüm yurttaşları o para ile sunulan hizmetin haramlığı ilgilendiriyor ki bu alanda verilen avukatlık hizmeti esasında bu açıdan bakılınca üstün bir ibadettir.

Esasında adil ve sahih bir vergi sistematiğinde davalaşmaya gerek olmaz, ama bu olana kadar da vergi hukuku alanında yapılan haksızlıklara mani olabilmek için mazlumun savunucusu haliyle avukatlar olmaktadır. Lakin vergi mevzuatı sık değişen ve yaygın etkileşimli bir saha olduğu için bu alanda uzmanlaşmış diğer saha oyuncuları ile avukatların paslaşmaları çok önemlidir. Mesela Yeminli Mali Müşavirler. Avukatlık Kanunu'nda bu paslaşmaya imkan sağlayan düzenlemenin yapılması elzemdir
--
Yanında 15 yıl çalışan çoluk çocuk sahibi işçisine 2000 lira civarı ücret veren ve ama çeşitli kurum kuruluşlara bağışlar yapana hiç bir şey demiyorum; zira o laftan anlamaz bir ebleh, lafım, o bağışları kabul edip, onun işçilerine dağıtmayan kurum kuruluş idarecilerine ki onlara, siz varken bu dinden nefret edenlere daima gerekçeler olacaktır diyorum.
-- 
Gençlerde deizm neden rağbet görür sorusu yerine yok böyle bir şey bakışı kafayı kuma gömen politikaca devekuşu algısıdır.
Arap örfünü İslam diye yutturmaya kalkmanın elbette bir ceremesi olacaktı.
Mısır, Pakistan, İrandan sapkın itikatları bu topraklarda İslam diye pazarlamanın da haliyle.
Üst kat komşusunun kızını cariye olarak kendine caiz gören bir kabul nefse hoş gelse de, vicdan asla mazur görmez bu densizliği ve yerim sizin siyasal islamınızı der haliyle.
Dinin saf adalet olduğunu, islamın güzel ahlakın zirvesi olduğunu değil de dini bir şeyleri elde etmek için kullanılan bir araç olduğunu sokuşturursanız genç beyinlere, onlar da elbette o dini yerin yedi kat dibine sokarlar
-- 
Şu 145 yıl lokması ile aslında batılılaşmayı batının kucağına oturmak olarak tahayyül ettiklerini sapmadan saptırmadan itiraf ettikleri için tebrikler sunuyorum. Bu netlikte hiç dillendirmemişlerdi desem haksızlık ederim diye de eklemem lazım: Gezicilerin zulüm, 1453'te başladısı da az buz bir itiraf değildi.
-- 
Arkasında biri var, bir şey var inancı, Şarkta Allah inancından sonraki en yaygın inançtır.
Dolar yükselir, mazeret bu.
Enflasyon yükselir, böylece.
Basiretsizlik, liyakatsızlık, beceriksizlik, yandaş kollamacılık diye gerçekleri hiç olmaz şark insanının.
--
"Barika-i hakikat, müsademe-i efkardan çıkar". Dolayısıyla fikirlerin çarpışmasından korkmamak gerekir.  Mecelle Kaidesi
 

Yazarın Diğer Yazıları