İsmail ARSLAN

Baba Kimdir?

İsmail ARSLAN

Birbiri ile kanlı bıçaklı, kavgalı kardeşler onun sofrasına oturduklarında seslerini kesip, öfkelerini yutup, kardeş kardeş yemeklerini yerler.

Başkan da bu olmalıdır.

Babanın evlatları arasında ayrımcılık yapması baba figürü ile ne kadar zıt ise, devlet başkanının da yurttaşlar arasında ayrımcılığı o kadar terstir.
*
İnsanın sadece cinsinin sahip olduğu ve onu sair canlı cinslerinden farklı kılan, nefret ettiği ve övündüğü, reddettiği ve sahiplendiği, onun ile onurlandığı ve aşağılandığı büyük bir defosu var. 

Doğrusu tüm dünyayı kan gölüne çevirmesinin ve üç kuruşluk hayatını hem kendine hem gayrına zehir etmesinin yegane sebebi de bu defodur.  Defo olduğunu her fırsatta dillendirmesine rağmen tabiatı icabı asla vazgeçemediği bu defo, hırs ve haset duygusundan başkası değildir.

Hırs ve haset ayrı kavramlar gibi algılanılmasına rağmen özü itibarıyla tek yumurta ikizleri gibi menşei aynı olan duygulardır. 

Fazlaya göz dikmek... Elde etme temayülü...

"Onda var, bende neden yok", "ondaki de benim olmalı"

Variyetteki şişmanlık da cılızlık da sadece bundandır; tüm nifakın sebebi de budur.

Felsefenin tafsilatlı tarifinde başarılı olduğu, lakin tahribatına mani olamadığı bu defo, kazındıkça daha gür biten kıl gibi, insan üredikçe, daha da güçlenmede ve nihayetinde er ya da geç insanı  yok etmede insan tarihine kapak olma kabiliyetini haiz tek vasıftır.

İnsan, nesli kesilen dinazorlar gibi, dış etkenler sebebi ile değil, özünde var olan hırs ve haset kazanında eriyip bitecek; bu net...

Ancak infak kabiliyetine malik olabilirse; o başka...

Zira nifakı kesebilecek sadece infaktır. Nifak Arapça "nun" harfi ile başlar. "Nun" harfinin tepesine keskin bir kılıç gibi "elif" indirildiğinde "infak" kelimesi ortaya çıkar.
Karşılıksızlık.
Beklentili olmamak...
Hırs ve haset defosunun tahribatı ile başa çıkabilecek sadece budur; başka değil.
*
Ey yıldığı bir anında ağız tadını yitirdiğini düşünen genç kardeşim, tam da bu anında en ihtiyaç duyacağın şey duruştur. Duruşunu bozmadan, genişlemeye bakmalısın, belki mevcut çevreyi ve imkanları genişleyerek ve hobiler edinerek keyf alanlarını artırmak, ağız tadı imkanlarını çoğaltmak, ama asla yılmamak... Bil ki esasen sen, senin sandığından çok daha güçlü ve çaplısın çünkü . Bu anı yenince, bu halden sıyrılınca, sonra daha da zor olsa geçiştirebilmenin hazzı, seni daha bir diriltecek ve motive edecektir. Kitap veya köşe yazmaya ve yayımlamaya odaklanabilirsin mesela gibi. Gecen gündüzün afiyet üzere olsun.

Insanın en güçlü savunma mekanizması ümit etme motivasyonudur ve en işlevli ümit ise kişisel telkin ile ortaya çıkar. En kapsamlı ve işe yarar telkin de duadır. Dua inancı güçlendirir. Inanç ise yaşamı anlamlandırır. Anlamlı bir yaşam ağız tadı sebebidir. Ağız tadı vücutta getir götür işlerini organize eden hormonları çalışmaya sevk eder. Böyle bir döngü organizmayı ayakta tutar. Bu döngü olmaz ise, hormonlar vücudu oluşturan elementleri toprak ile buluşturmaya ve yeni yaşam formlarında elementlerin işe yaraması için yaşama zevkini kaybetmiş vücudu dağıtmaya kendilerini vazifeli görürler. Bu sarmal hayati önemi haizdir.
*
Avukatın sağcısı solcusu, dinlisi dinsizi olmaz, hak ve adaletten taraftır avukat. Yaşadığınız devletin, birey olarak size tanıdığı, veya tanımak zorunda olduğu hak ve menfaatları, bir ihlal söz konusu olur ise, sizin adınıza korumak için hukuk mücadelesi verendir avukat.
Avukata bu anlamda saygı, adalete saygı ve saygısızlık adalete saygısızlıktır.

Yazarın Diğer Yazıları