Türkiye'de parti mekanizmalı siyasetin sorun üretme ve büyütmeden gayrı bir variyeti olmadığı net olarak ortaya çıkmıştır. Tek adam rejimi ise, partili sistemle kıyaslanamayacak ölçüde sakattır. Bize özgü olmasi gereken sistem, liyakat esaslı toy/kurultay sistemidir. Hangi görüsten olursa olsun memlekete hizmet edebilecek herkese her an fırsat sunan bir yapı. Başkanı bu yapı önerir ve halk seçer, buraya her şehrin en muteberleri seçilir. Tabii ki daha önce siyasi etik yasası hayata geçirilir. Konumu ile variyetlenenin burnunun sürtüleceği bir zemin kurgulanmalıdır.
*
Suriye meselesi şöyle çözülür: Esed ile oturulur, konuşulur. Savaş sebebi ile kaçan Suriyelilerin can, mal güvenliklerinin sağlama alınması ve pyd myd tarzı yapıları ülkesinden def etmesi kaydıyla bir beş sene daha yönetimde kalması kabul edilir. Anayasaları yeniden yazılır, mevzu kapatılır da zor iş bu bizdeki algılar sebepli.
*
Türkiye'nin doğal gazı, petrolü yokmuş da bundan sıkıntı yaşıyormuşuz.
Türkiye'nin öyle özel bir toprağı var ki üzerine ne ekseniz ilaç oluyor. Bu zenginliği kullanamayanların vizyonsuzlarının ceremesini coğrafya insanı çekiyor.
Prof, Saraçoğlu anlatıyor: Parkinson hastalığı için kullanılan ilacın dünya piyasasında 100 milyar dolarlık bir yeri varmış ve bu ilacın en etkili hammaddesı Türkiye topraklarında yetişen bir bitki imiş. Tabii ki hammaddeyi işlemek ve katma değer oluşturmak daha önemli.