Sen ne kadar çok yazıyorsun diyen varsa, kısa bir izah:
2014 Haziran ayında felç kökenli yoğun bakım sonrası, Rabbim bana bir fırsat verdi, canımı almadı ve Hakka hizmetçi kıldı.
Bu son yazıdır bakışıyla, her yazımda sadece hak telakki ettiğimi ifade etmem, bundandır.
Ne koltuk, ne de bir ünvan amacım asla yoktur, dupduru vicdanım ne dedirtiyorda, sadece o.
Yanlış, hatalı her sözümden tevbem de peşindir.
*
Yeni bir itibar devşirme mekanizması da kendiliğinden faaliyete geçti. Ne kadar fetöye giydirirse, o kadar rağbet göreceğini hesap eden ve bununla imkan devşiren bir kitlemiz de, devletimize kilitlendi.
Buna fırsat vermek de, bununla yol almaya çalışana yol açmak da kanımca başka tip bir fetöcülüktür.
Artık tek kıstasın saf ve sadece liyakat olduğu, cemaati, cemiyeti, efendisinin çıkarı için gerek olursa her bir haltı meşru sayacak şarlatanları bertaraf edebilmenin tek yolu budur. Adalet ile taçlanmış liyakat, başka da oluru yok.
*
Bir idari sistem zırt orasından, olmadı burasından kafasıyla, olur olmaz, yontulursa, artık, o sistemin yürümesi bir yana, ayakta kalması bile olacak iş değildir.
Çare nedir?
Islah ile salah yerine, ıslaha ihtiyaç duymayacak ilkesel bir sistem kurgulamaktır.
Mümkün mü?
Değer yerine, değer yargılarının kıymet bulduğu ortamlarda, olası değildir.
Yani Ortadoğu için imkansızdır maalesef.
*
Hukukun tek bir işlevi vardır: Gayrın hakkına göz dikilmesine mani olmak, yani zulmü engellemek ve hakları hak sahiplerine tevdi etmek.