Memleketin kendini dindar olarak niteleyen insanlarının bir kesiminin en ciddi problemleri, problemlerin çözümünü birilerine bırakma eğilimleri olsa gerektir. Zira genelde hep bununla vuruluyor ve sömürülüyorlar. Şeyh efendisi onu sırattan koyun cebinde geçirecek beklentisi ile onun huzurunda girmediği kılık kalmayan beyefendi/hanımefendi bu dinin en önemli kaidesini yani tevhidi bu hayale fütursuzca kurban ediveriyor, ya da ona hizmet etmek için ondan yetki dilenenin hizmetçiliğine gönüllü talip olabiliyor.
Tüm bunları din ile ilişiklendirdiği için de Allah işlerini asan etmiyor.
*
Fiilinde değil, sözünde ahlaken bu yanlış diyenin, imkan bulduğunda ahlakın çanına ot tıkaması ihtimali çok yüksektir. Bu durum, Doğunun doğamama, rahimde yuva kurma sorununun eseridir. Bir yansıması da, olsa fena olmazcının, olduğunda olanı, gözünün dönmesi, kıymetini bilememesidir.
Doğu ne zaman doğmaya davransa, Allah Muradını, emel kağnılarına öküz niyetine koşanlar tarafından engellenmiştir.
*
Vasıfsızı, sırf görüşünde veya hizmetinde olduğu için, vasıflıya tercih etmek, dindarlar arasında meşrulaşmış bir halttır.
Din ve kutsal ile kandıranlar en büyük yanılgı içindedirler, zira ateşin en harlısı onların payına düşecektir. İnanın dediği değerleri hayatında görmediğiniz kim var ise şaklaban ve haindir.
*
Bazınıza saçma ve yanlış gelebilir, ama namazda, fikrimce üzerinde tefekkür ederek, anlamına vakıf halde okunacak İhlas suresi, ne dediğini bilmeden okunacak Bakara suresinden muteberdir. Özellikle dualarda da ne istediğimizi, Kimden istediğimizi bilerek yapılacak dua, ezberden okunan duadan kat kat eftaldir.
*
Yaşamın kıyıları vardır ve kıyılarda kıyılanları.
*
3 4 yaşındaki çocuğa tecavüz ederek öldürene hapis cezasını uygun bulan hukuk sisteminde benzer suçlar katlanacak artar ve çocuğun cinsel obje olarak sunumlanmasına sesi çıkmayan bir devlet de olmasa daha iyidir.
Bu gibi suçlarda ödetici adaleti gözeterek ceza karşılıksız kalır, önleyici adalet gözetilmelidir.