İsmail ARSLAN

Bir Yaşam Mücadelesi

İsmail ARSLAN

Bendeniz 1970 doğumluyum. 44 yaşında sağ tarafı vuran kısmi felç geçirdim. 1988 senesinde girip okuyamadığım ve 2010 yılında yeniden başladığım Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınavıma felçli girdim ve mezun oldum. 1 yıl avukatlık stajımı taze felçli olarak yaptım ve hamd olsun halihazırda hukuk müşavirliği ve avukatlığa devam ediyorum. Felç yaşamımı zorlaştırdı ama yaşamama mani olmadı. Sağ elimi kullanamıyorum ve her attığım her adım kasılmalardan dolayı eziyet olsa da ölene kadar yaşamaya madem mecburuz ve madem bu beden bize emanet, emanete gücümüzün elverdiği ölçüde sahip çıkarak, hayatı en iyi şekilde, ağız tadı bozulmadan yaşamalıyız diye inanıyorum. Mesleğimde, Ahmet Kutsal Üstadımızın yönlendirmesi ile vergi hukuku alanına yoğunlaştım, Alanın yazılı yargılamaya meyli sebebi ile de adliye duruşma ile çok işim olmuyor, bu da vücudu aşırı yükten koruyor, ama araştırma ve geliştirmeye imkan veriyor. Pes etmek yok yani. Bu arada 2 yıllık muhasebe ve vergi uygulamaları önlisans proğramını bitirdim ve şu an da yine 2 yıllık ilahiyat önlisans öğrenimine devam ediyorum. Ayrıca bu süreçte çeşitli sahalardan 40 kadar sertifikalı eğitim programını da bitirdim ve vergi hukukunda yüksek lisans niyetim var inşallah. Rapor % 82 engelli dese de asıl engel mücadeleden vaz geçenlerin beyninde.
--
Felç ve çalışma durumum ile ilgili paylaşımı reklam veya başka bir saik ile yapmıyorum, özellikle zor koşullar sebebi ile hayattan kopma noktasına kadar gelenler olursa, tam o dönemeçte, hatırlamaları ve yaşam mücadelesine yılmadan devam etmeleri vesilesi olmaktır kastım. 
Herkese ağız tadıyla huzurlu bir hayat niyaz ederim.
-- 
Felç geçirenler için hap bilgi

Felce sebep olan pıhtı çözülüp beyine kan akışı yeniden sağlandıktan sonra tahribatın etki ettiği bölgenin civarındaki hücrelerin ölen hücrelerin görevini devralabilmeleri için sürekli egzersiz vesilesi ile sinyaller gönderilmeli beyine. Bu sebeple en etkili tedavi fizik tedavisidir. Pıhtının nereden geldiği tespit edilerek, pıhtıya ve zararlarına mani olabilmek için bu yönde de tedavi uygulanmalı ayrıca ki tüm süreç boyunca nörolog ve fizik doktoru kontrolünde olunmalı.
Egzersizler sıkıcı olsa ve zor gelse de bu sinyallerin beyine intikal etmesi hayatidir. Aile, çevre felç hastasını sürekli egzersize teşvik etmeli ve yardımcı olmalılardır ona ve dolayısıyla onunla ilişikli her yaşam sahibine.
Çevreden bir çok alternatif tıbbi öneri gelecektir, lakin işin özü beyinde yeni hücrelerinin görev devralmasıdır.
--
Kangren olmuş uzvu okşayan mı, kesen mi merhametli sorusuna düşünerek cevap verenin beyni kangren olmuştur. Kalbi ile nereye kadar?

'Sevdiğim' dediğinde görmeyi ummadığın bir şeyi gördüğünde; ya da onda beklentini bulamadığında sen ondan uzaktaysan eğer, o diye bir şey yok demektir. Seni gidi kendiniseverkendiniöper seni

Kendi dünyasını imar etmeye bakmalı insan, yan komşunun dünyasına sarkmadan. Merak turşusu kırmızı salça kıvamında zehirdir, albenisi fena değildir; ama talepkarı tadına bakınca onu soldurur, yaşama küstürür.

Birinin seninle bir paylaşımı olmayacak diye başkalarıyla olan paylaşımını engellemeye çalışman, seni çamur kardeşliğine sürükler. çamur sıvazlarken yumuşaktır, donunca o an neyse o. gerisi yok olur yüzünde olanların. Mailis Nalars
 
Dostlarla iyi ortam paylaşmak ve düşmanları idare edebilmek zanaattir.

İnsan hayatını yaşamalı, kendi gibilerle yaşamalı, kendi olarak yaşamalı. Başkaların hayatlarında atanmış yetkin özne olacağına kendi yaşamında esir yüklem ol.

Yakınca cehennem yakmayı göze alacak kadar kindar ve kendini beğenmiş birine yanaşmak, ateşe benzinle yaklaşmaktır.

Anlattığı, 'benimse' dediği kıymetleri ona ait hayatında görmemiz mümkün olmayan niceler başkalarının hayatını, kabul ettiğini iddia ettiği değerlerle yönetmede ve doğrusu paramparça etmede yarış halinde bir portredeler...

Yaşamı insanca, ona buna zarar vermeden, kendine uygun, varlığını kabul ettiği insanlarla paylaşmak gerekiyor. Buna izin verilmiyorsa, böyle bir ortamdaysan, böyle birinin yanındaysan, yürüyen bir cesetsin demektir... Kop ya da koparıl...

Ben böyle yaşıyorum, sen de öyle... Ben senin gibi düşünmüyorum, sen de onun gibi... Giren çıkan ne o zaman sana bana? Mecbur muyum senin eşeğini sürmeye ben, benim öküzümü gütmeye sen...

Bir derinin altında ne varsa, diğer deri giydirilmişlerde de o vardır; deriye değil, yüreğe bak.
 
 
 

Yazarın Diğer Yazıları