İsmail ARSLAN

Bizi solumak öldürüyor

İsmail ARSLAN

Tıp, bir gün ölüme bir çare bulacak ve bu uzun yaşamak, kaliteli yaşamak olarak zuhur edecektir, lakin yine de öleceğiz, zira her canlı eceli gelene kadar yaşar ve ecel gelince ölüm kaçınılmazdır. Ecel kimi zaman doğal afet ve kimi zaman savaş, kaza olarak kendine illa ki bir vesile bulur. Yani insanı, ölümden koruyan ecelidir. 

Günümüzde ortadoks tıbbın yönlendirici güçleri, ekonomik kaygılar ile hareket edenler olduğu için hastalıklar çoğalmakta ve çeşitlenmekte maalesef ve bu sebeple önleyici tıp karalanmakta ve gelişmesine engel olunmaktadır.

Kaliteli bir yaşam sürmek, o kadar pahalı ki, kaynakları koruma adına nüfus azaltma strajileri yapanların eğlenceliği oldu dünya desek çok da yanlış olmazdı.
*
Biz nelerle uğraşıyoruz, Elon Musk gibiler nelerle:
Beyine yerleştirilecek bir implant akıllı yazılım ile beynin uyum içinde çalışması projesi, onların gündemi.
Böylece internet, beyine veri gönderecek, bu veriler işlenecek. Muhatap Japonca konuşacak, siz onu Türkçe anlayacaksınız.
Hayal mi?
Biz görür müyüm bilemem, ama üzerinde çalıştıkları işler, bu işler.
*
Bir kıymetli başka bir kıymetliyi takdim ediyorsa bilinmeli ki derdi, onu kıymetli kılan vasıf her ne ise, onu teşhir etmektir. 
İnsanları övmenin, onları övülesi kılan meziyetleri ifşa amacı taşıdığını idrak etmeyenler, yeni putlar ihdas ile meşguliyeti mübahlaştırırlar.
İlke esastır, ilke ile bilinen değil gibi.
*
Fiyatlar ile oynayarak kese dolduranların stokladıkları ürünleri bozulmaya yüz tutunca tanzim satışlara ihale edeceklerine dair kaygımın özünde, bu tezgahçıların en koyu muktedirciler olarak arz ı endam etmeleri ve bunlara da sıkı itibar edilmesi var. 
Böyle yazıyorum, ama geçmiş dönem siyasi nizamı geçmişte kalsın diye son rauntta da desteğimi cumhur ittifakı tarafına vereceğim. Bu seçimler sonrası da hala köhne yapıya sahip çıkarlar ve siyaseti nefsi tatmin, milleti yeme aracı olarak görürlerse Allah müstahak olduğumuzu versin diye dua etmeye başlayacağım, merhamet dilenmeyeceğim.
*
Bazen derin bir sessizlik içine düşersin ve seni bir suskunluk sarar ya; işte o an, tam o an, duydun duydun, duyamadın, geçmiş olsun.

Yazarın Diğer Yazıları