Bir hastalık sebebi ile değil, oburluk, kendini tutamama kökenli bel çevresi, standartının üzerinde genişlemiş her mevki, makam sahibini görevinden azlettim.
*
Mali varlıklarını bağımsız denetime açmayan her dernek, vakıf, sendika, oda, parti vs bilumum STK'lar kapatılacak ve mal varlıkları benzen amaca hizmet eden, bağımsız denetime tabi kurumlara aktarılacaktır. .
*
Artık deprem bölgelerinde taş minare devri kapanmıştır, tüm minareler çelikten yapılacaktır.
*
Önümüzdeki 10 hafta Cuma hutbesi aşağıdaki perspektif dahilinde olacaktır:
"irtikâp, adam kayırma, haksız kazanç, işlerin ehillere tevdi edilmemesi, rüşvet, suistimal gibi konular öncelenecektir.
*
Kanser ilacını çalıp, anlaşılmasın diye, şişe içine su koyanlar, kasten öldürmeye teşebbüs ile suçlanacaklardır. .
*
Camilerde halifelerin, şahısların isimleri yazılmayacak, sadece Allah'ın esmaü-l hüsnası, Türkçe anlamları ile yazılacaktır
*
Devlete yönelik işlenen suçlar bağlamında bir genel af getirilecek, ama asla kişilere yönelik suçları dair değildir.
*
Yargı, elcağızının eseri. Eserin adaleti tesis edecek ise, yüreciğin pişman olmayacak, gam etme. Etmeyecek ve "ah vahın fayda vermediği o gün, elbet gelecek" inancın var ise, ellerini yıka ve geç bu sevdadan.
*
Hep bir başkasının iyi ve düzgün olması beklentisi hakim ise bir topluluğu oluşturanlarda, orada iyiye dair bir görüntü ancak serap olmaz mı? Aslolan kişinin kendini iyi etme, düzgün olma gayreti olmalı değil midir?
*
Tecrübi bilgi: Sık sık esnemek beynin oksijen ihtiyacını temininde sıkıntı olduğunun alametidir. Bol ve kaliteli su faydalıdır. Kaliteli sudan kastım, alkali su.
*
Amerika'daki işleri, kiralanmış, ama süre sonrası kira uzatma ücretini ödemedikleri için depo üzerinde hakkı kalmamış olanların depolarını açık artırma ile almak ve içinden çıkanları satmak olanlara dair bir televizyon programından bir kesit çok ilgimi çekti. İki ortak bir depoda, metal parçalama amaçlı itfaiyecilerin kullandıkları, değeri 5.000 dolar olan bir aleti, itfaiye kurumuna, ileride biz de bir kaza ile karşı karşıya kalabiliriz ve belki bu alet ile bize de yardımcı olunur söylemi ile hibe ettiler.
İnsan, her yerde insan.
Böyleler var oldukça, insan olmak çok kıymetli.
*
Engellilere hem emeklilikte şartları kolaylaştırma, hem de vergi indirimi hakkından yararlanabilmeleri için şart koşulan vergi indirimi yazısının, tek birimden, Ankara Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde bulunan sağlık heyeti tarafından verilmesi, yurt genelinde büyük mağduriyetlere sebep olmaktadır. Mesela bendeniz 2 yıl önce yaptığım başvurunun hala sonucunu alamadım. Türkiye genelinde tüm heyet raporu vermeye yetkili hastanelerin verilerine bir tık ile ulaşma imkanı verilmemiş bu birim, bendeniz de dahil, bir çok engelliyi, hastanenin onlara ulaştırmadığı tahlil, görüntü vs bilgi ve belgeler için, başvurudan çok sonra yeniden heyete sevk etmekte ve eziyet merkezi olarak görev yapmaktadır.
Çözüm son derece basittir:
Tüm engelli heyet raporu vermeye yetkili hastanelerin veri bankaları dijital ortamda birbirine bağlanırsa ve her şehirde vergi idareleri vergi indirimi yazısı için yetkili kılınırsa ve görev alanlarda liyakat önemsenir, halt yiyene, yediği haltı kusturtan yaptırımlar öngörülür ise zamanla adil, dengeli bir sistem kurulacaktır.
Engelli rapor kriterleri de ilke bazlı yeniden belirlenmelidir.
Çalışamayacak, bakıma muhtaç engelli ile, vergi indirimi veya bağışıklığından yararlanması uygun engelli için aynı değerleme kıstasları ile değerleme yapılması makul değildir. Engel, neyden mahrum ediyorsa, onu telafiye yönelik tespit ve düzenleme yapılması hakkaniyete ve gerçek duruma uygun olacaktır.
*
Yarının bu günden daha güzel olabilmesinin tek yolu ahlaki kalkınmadır, hızlı tren, büyük havalimanları değil. Ahlâki kalkınma olmaz ise, birileri emelleri için tüm milleti maskara edebilir. Denendi, mümkünlüğü onaylandı.
*
İnsan, kendi kendinin özgürlüğüne öyle bir kelepçe takar ki, o kelepçenin anahtarı kimse de yoktur, kendinde bile...
Bu kelepçe; itibardır!
İtibar için yaşayanlar, onun için ölür ve öldürürler.
O zarar görmesin diye her şeye razıdırlar ve o olsun diye civarlarındaki herkesin itibarsızlaşmasına da...
Halbuki insan olmanın anlamı bazen kaymak ve düşmek, ama kalkmasını da bilmek demektir. Ben halt yemem diyenler beşareti kabullenmeyenlerdir.