İsmail ARSLAN

Dereden tepeden

İsmail ARSLAN

TTB ne yapmaya çalışıyor?
Bu devletin itibarlı, şerefli doktorlarına, Türk silahlı güçlerine karşı şerefsizce iftira atanlara arka çıkacak tarzda algılanmaya müsait bir tavır takınan bu sözde başkan yakışmıyor.

Olay şu: PKK, Türk ordusu kimyasal silah kullandı diyor, TTB başkanı, bu konu araştırılmalıdır diyor.

Şimdi kayyum atasalar bir ton demokrasi nutku atarlar ama değil mi?

Lakin vakti gelmiştir, kayyum atanmalıdır.

Açıkçası ben doktor aidatlarının terör örgütüne gitmesi konusunda da bir araştırma gerekmektedir kanaatindeyim
*
Asla yılgınlığa kapılmayın. Ümidinizi kaybetmeyin. Yapamam demeyin. 
52 yaşındaki bu kişi 40 yaşında Ankara Üniversitesi hukuk fakültesi eğitimine başladı. 44 yaşında son sınavına sağ tarafı felçli girdi ve mezun oldu. Avukatlık stajını bu halde yaptı ve halen avukat olarak aktif çalışıyor. Bu arada Anadolu ün açık öğretim muhasebe ve vergi uygulamaları bölümünu de bitirdi. Bu arada 50 civarı eğitim programından da sertifika aldı. Halen %81 bedensel engelli, ama hamd olsun yaşama engelli değil.
*
"Tömer’e göre, ilköğretim döneminde bir çocuk, ABD’de 71.000, Almanya’da 70.000, Arabistan’da 12.700, Türkiye’de 6.000 sözcükle karşılaşıyor."
Hal bu olunca düşünmek yerine, yerine düşünene ittiba da haliyle kaçınılmaz oluyor.
*
"Müslümanların işlerini görmek ve onları idare etmek için Allah Teâlâ'nın başa geçirdiği Müslüman emirlere ve idarecilere itaat etmek, onlara yardımcı olmak, onlarla iyi geçinmek, devlet idaresinin ve millet asayişinin en önemli rüknu, temel ve esastır. "Allah'ın ipine sarılın, tefrikaya düşmeyin" ilâhi emridir. İdareciler de inkarla İslam dininden çıkmadıkça ve Allah Teâlâ'nın emirleri dışına taşmadıkça onlara itaat etmek şarttır. İtaat iki şekildedir:
a- Emirlerini yerine getirmek,
b- Onları felakete girme ihtimalinde ikâz etmektir."

"Kalb, kozalak şeklinde, bedenin içinde bir et parçasıdır. Tabiblerin konusudur; bundan bahsetmiyoruz. Kastettiğimiz kalb, bu hayvânî kalbe bağlı Rabbânî ve rûhânî bir latîfedir. İnsanın hakîkati de budur. Aslında müdrik, âlim, ârif, Allah Teâlâ'nın emr ve yasaklarına muhatab, iman ve itaat etmesi halinde sevabı kazanan; küfür, isyan ve fısk halinde azaba müstehak olan da bu latîfedir. Beden ve hayvânî kalb yani yürek, dimağ ve sinir sistemiyle birlikte hepsi, bu latîfenin askerleridir, alet edevatlarıdır. Ruh ile cisim arasında vasıtadır kalb... Şer'i şerîfe göre, bunun izahı dahi, ruhun izahı gibidir. Hadis ve ayette kalb lafzı geçtiği takdirde ekseriyet bu kalb kasdedilir."
*
Türk evlatlarından özellikle Ülkücü terbiyeden geçenlerin bir kısmı, kavmiyetçiliği red anlamında, Doğu, Güneydoğu kökenli Kürt meşayıha intisap etmişlerdir. Bu şeyhler umarım, dini anlama ve yaşamaktan başka derdi olmayan vatanperver bu insanları, Kürt-İslam Teali Cemiyeti çatısı altında vaad edilmiş topraklar uğruna yaşanacak çatışmalarda piyon etmezler.

Yazarın Diğer Yazıları