İsmail ARSLAN

Dokunmalar

İsmail ARSLAN

Bizim sadece bir takıntımız tüm yaşamı kepaze etmeye yetiyor: Dediğimce olsun, ben ne dersem o olsun...
*
"Devlette bir yerlere kapağı atmak için ne gerekiyor ise yaparım algısı" Anadolu'da rağbet gören bir algıdır.
*
Her yedekte tutan, esasen birisinin yedekte tuttuğudur.

Yaşamı botokslasan kaç yazar, detokslayamadıktan sonra...
*
Para ve mevki sahiplerine ihtimam, alaka ve ama para ve mevkisi olmayana paçavra muamelesi yapma, dinin kınadığı iken, en çok dindarlarda bu hasletlerin ayyuka çıkmasının en sağlam açıklamasını, vaazlarında tevazu ve merhametten bahsedenlerin bu bahisler ile ona muhabbet besleyen insanları emeli için ateşe yuvarlamasında bulacaksınız.
*
Yönetim işlerinde bir mevzuyu toptan red ya da kabul ne kadar sakat iş, bir misalle ifade edeyim: 
Vatandaş prim gününü doldurmuş sigorta süresi de uygun ve herhangi bir işte de çalışmıyor. İş bulma kurumu dahil nereye başvursa yaşın geçkin deniliyor ve kapılar yüzüne kapatılıyor. Bu vatandaşa yasa diyor ki, şu yaşa kadar emekli olamazsın. 
E peki ne yapsın bu vatandaş geçim için ey idareci?
Bu toptancılık ile mi adaleti tesis edeceksiniz? Tamam emeklilikte yaşa takılanlar  mevzusunda kendinizce makul izahlarınız var da, verdiğim misaldeki vatandaş gibilere yönelik hiç mi vicdanınız sızlamıyor desem ağır mı konuşmuş olurum. Kaç kişi bu misalcedir bilmiyorum, ama tanıdığım, işinde çok kalifiye olmasına rağmen yaşı sebebi ile iş bulamayan tanıdıklarım var ki kanımca çok değildir bu durumda olanlar. En azından bunlara dair bir düzenleme boynunuza borç değil midir? demiştik, düzenleme yapıldı, teşekkürler.
*
İslamda günah çıkarma ritüeli yoktur, ancak tevbeye şahit tutmak vardır.

"Allahümme! Pişmanım, yaptığım tüm günahlarımdan, ne olaydı, hiç yapmasaydım, inayetiyle umarım bir daha da yapmam!"

Ahiret aleminin en rüsva tiplerinden biri şu olsa gerektir:

Oldukça iyi bir sevap, ecir ile hesap yerine gelir ve onu tanıyanlar, onunla ilgili konuşmaya başlarlar. Biri der ki: Bu, bana filan yer ve zamanda, şöyle şöyle, şu şu şu haltları işlemiştim demişti, hani ben göremiyorum bunları hesap defterinde! Allah der ise o zaman: Ben, falan falan iyi hallerine istinaden silmiştim onları, sen ne demeye kendini böyle ifşa ettin, çek cezanı o halde!
Başka biri onun, hakkında yaptığı gıybetin karşılığı ecirlerinden alır ve başka biri daha farklı bir haltının karşılığı sevaplarını alır. 
İşte en rüsva kişi, kendi kendini yakan bu kişi olsa gerektir!

Yazarın Diğer Yazıları