Adil yargılama mevzusu çözülür ise, canavarca hisle öldürme, çocuklara ve hayvanlara tecavüzde, orman yakmada idam uygun bir ceza olabilir. Ancak bizde idam çıkarsa, bunlar değil, muhalif görüş sahipleri idam edilir kaygım çok yüksektir.
Şu an çok mevzuda ciddi bir yetersizlik ve beceriksizlik var ve bu durum, Türkiye'yi idari etme tercihi kökenlidir. Bürokrasi bunu mecbur kılar. Reis değil 100 Reis olsa bu yapıda bir şey yapma imkanları yoktur. İngiltere, Fransa, Almanya karması bu yapı, bu topraklarda koca milleti zavallılaştırmaktan başka bir halta hizmet etmedi. Çözüm binlerce yıllık devlet tecrübesini güncellemektedir.
Bu ülkeyi tek bir insanın varlığına muhtaç etmek veya bu izlenimi oluşturmak kanımca varlığımıza ihanettir. Neden sadece o algısı pompalanıyor?
Mevzu bir ideal etrafında kenetlenme mevzusu değil miydi?
Neden bir şeyleri birlikte yapamıyor bir kurtarıcının kurtarmasına ihtiyaç duyuyoruz da?
Sonra fetöyü niye kınıyorsunuz demezler mi?
Eğer herkes fert fert ahlak adalet insanlık namzeti olmayacak ise neden yaşanıyor bu hayat bu kadar kalabalık?
Bu ülkede inandığını iddia ettikleri değerleri menfaatleri için kullanan insanların varlığından daha büyük bir tehlike yoktur. Hangi pisliği deşseniz altından hep bu tipler çıkıyor. Siyaset deseniz böyle, din, mukaddesat deseniz böyle.
Çare çok basit aslında:
Bir siyasi etik yasasına bakar tüm çözüm.
Bir mevki, güç ona emanet edildikten sonra variyetini çoğaltan kim var ise tüm variyetine el konulup, itibarsızlaştırılacağı bir düzenleme olayı bitirir.
Fakat böyle bir düzenlemeyi kim yapacak, sorun burada.
Bu olduğunda tüm o yeme içmeler iltimas ve yolsuzluklar anında sonlanacaktır, ama ülkede de yönetici bulmak kolay olmayacaktır.
Zira bu milletin DNAsına işlemiş güce kavuşunca nefsine bu gücü kullanmak. Sıfırdan bir nesil inşa edilmeli de bu nesil uzaydan gelmeyeceğine göre bu fikir de bir işe yaramaz.
Herkes kendi imtihanını dibine kadar yaşayacak, bu kadar.
Hakları bir beldede haltperestler tayin ediyor ise o beldede halt yemek en tabii haktır.