İsmail ARSLAN

Ey yıldığı bir anında ağız tadını yitirdiğini düşünen genç kardeşim

İsmail ARSLAN

Müvekkil adayı, Adıyaman’da 4 avukata, gönderilen bir vergi/ceza ihbarnamesini gösteriyor ve onlar diyorlar ki: Ödeyin, buna dava açarsanız kaybedersiniz.  Vatandaş konu ile ilgili sanal alemde yayımladığım bir yazı vesilesi ile bendenize ulaşıyorlar. Bu konuda açılmış tüm davaları kazandığımı söylüyorum, Haklı olduklarını ifade ediyorum. Lakin annesi devletle zıtlaşmayalım, uzlaşalım, ola ki davayı kaybedersek bu parayı ödeyemeyiz diyerek, bir yanda 4 avukat, bu yanda 1 avukat hesabı yapıp davadan vazgeçiyor. Evet hesap doğru, 4e 1; ama 0 4 avukat vergi hukukundan (en azından konu ile ilgili) bir şey bilmiyorlar, fakat bendenizin nette bulunan yazısını okumuş olsalardı, bir şey bilmeseler dahi, sırf o yazıyı dilekçe haline getirip açsalar davayı kazanacaklar ve vatandaş, haksız yere o parayı ödemeyecekti. Diyeceğim o ki, bu meslekte vebal çok büyük. Bilmiyorsak bilenlere yönlendirmek ayıp değil, bir vecibe. Devletin de açık bir haksızlığı var tabii ki; mevzuat denilen şey pütürcüklü hazırlanmaz. Her uygulayıcı okuyunca aynı sonuca ulaşmalıdır. Ne yapacağını açık şekilde bilmelidir.  Öyle bir metin hazırlıyorlar ki üstte başka bir şey diyor, altta daha başka ve uygulayıcı üstteki ile amel etse bir sonuç çıkıyor, alttaki ile amel etse başka sonuç. Haksızlığı tespit ile dava açıldığında mevzu net şekilde ortaya çıkıyor, lakin koskoca devlet canım, beni mi aldatacak, kesmişse ceza, kesin bir bildiği vardır deyü, dava yoluna gitmeden ödeyen vatandaştan tahsil olunan para, hazineye girince, tüm geliri zehirliyor ve bu sebeple iki yakası bir araya gelmiyor devletin.
Mevzu şu:
 
18/04/2015 tarih 29330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nin II-C-1.5. Ortak Hususlar Bölümünde;
 
“Engellilere, engelli sağlık kurulu raporu verilmesine dair ilgili mevzuatın değişmesi halinde, değişiklik tarihinden önce usulüne uygun olarak düzenlenmiş olan engelli sağlık kurulu raporları ÖTV istisnası uygulamasında geçerlidir. Ancak, Özel Tüketim Vergisi Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce alınmış sağlık kurulu raporlarına dayanılarak bu istisna kapsamında işlem tesis edilmez.
 
Malul veya engellinin, birden fazla engelli sağlık kurulu raporunun bulunması halinde, en son tarihli rapor bu uygulamada dikkate alınır. Malul veya engelli tarafından geçerli raporun ibraz edilmediğinin tespiti ve ibraz edilmeyen en son tarihli raporun da ilgili istisna uygulamasında aranılan mahiyette olmaması durumunda, ziyaa uğratılan vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte malul veya engelliden aranır.
 
Engelli sağlık kurulu raporunda, raporun süresiz olduğunun belirtilmesi halinde herhangi bir tarihle sınırlı olmaksızın; belirli süre içinde geçerli olduğunun belirtilmesi halinde, raporun süresinin bitimine altı aydan az bir süre kalmaması kaydıyla, bu süre içinde, ilk iktisabı yapılacak taşıtlar bakımından söz konusu raporlara dayanılarak istisnadan yararlanılabilir.
 
Süreli raporlara dayanılarak istisnadan yararlanılması halinde, raporun süre bitiminde ÖTV istisnasının devamı için yeni rapor ibrazı aranmaz.” hükümleri yer almaktadır.
 
Vergi idaresi iki rapor varsa son tarihli rapor ibraz edilmeli idi diyerek, ilk raporu ile araç alanlara, daha sonra öde bakalım şu ödemediğin vergileri diyor. Lakin altta ne diyor Tebliğ: “Raporun süresiz olduğunun belirtilmesi halinde herhangi bir tarihle sınırlı olmaksızın” İşte bunu demek istedim.
--
Kanundan, cezadan, polisten korktuğu ya da ne derler kınamasından çekindiği için değil; yaradılışı, vicdanı gereği haktan hukuktan ayrılmayanlar insanlığın asıl kahramanlarıdır. Mailis Nalars
-- 
Insanın en güçlü savunma mekanizması ümit etme motivasyonudur ve en işlevli ümit ise kişisel telkin ile ortaya çıkar. En kapsamlı ve işe yarar telkin de duadır. Dua inancı güçlendirir. Inanç ise yaşamı anlamlandırır. Anlamlı bir yaşam ağız tadı sebebidir. Ağız tadı vücutta getir götür işlerini organize eden hormonları çalışmaya sevk eder. Böyle bir döngü organizmayı ayakta tutar. Bu döngü olmaz ise, hormonlar vücudu oluşturan elementleri toprak ile buluşturmaya ve yeni yaşam formlarında elementlerin işe yaraması için yaşama zevkini kaybetmiş vücudu dağıtmaya kendilerini vazifeli görürler. Bu sarmal hayati önemi haizdir. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları
-- 
Ey yıldığı bir anında ağız tadını yitirdiğini düşünen genç kardeşim, tam da bu anında en ihtiyaç duyacağın şey duruştur. Duruşunu bozmadan genişlemeye bakmalısın, belki mevcut çevreyi ve imkanları genişleyerek ve hobiler edinerek keyf alanlarını artırmak, ağız tadı imkanlarını çoğaltmak, ama asla yılmamak... Bil ki esasen sen, senin sandığından çok daha güçlü ve çaplısın çünkü . Bu anı yenince, bu halden sıyrılınca, sonra daha da zor olsa geçiştirebilmenin hazzı, seni daha bir diriltecek ve motive edecektir. Kitap veya makale yazmaya ve yayımlamaya odaklanabilirsin mesela gibi. Gecen gündüzün afiyet üzere olsun. Selametle
 
 

Yazarın Diğer Yazıları