İsmail ARSLAN

Gençler neden deist oluyorlar?

İsmail ARSLAN

Araştıran, sorgulayan, kayıtsız şartsız itaati sadece Allah'a ve Rasulune olan fertler, cemaat, cemiyet yapılanmalarında hiç rağbet görüyorlar mıdır?
Maturidi akaidinde tahkik asıl iken, neden kör itaat talim edilir zamanımızda?
Dert nedir acaba diye sormaya lüzum var mıdır?
Ayet ve hadisi fikrine delil kılmak için kullananların emel kağnılarına öküz olarak koşulacakların, akletmeye, muhakemeye ne ihtiyaçları olabilir ki...
*
Bir ülkede 9 kişilik temizlik görevlisi alımına 5217 kişi başvuruyor ve o 9 kişi de bulduğu torpil ile ancak işe başlayabiliyorsa, o ülkeyi paket maket kurtarmaz, bu böyle biline de sonra boşa ümitlenilmeye! 

'Üst üste 3 Cuma kaçırmayan ve ama 15 liralık kolonyayı 125 liraya satan Şark insanı cennete gidecek, bedava dezenfektan dağıtan, ilaç yapan Batılı cehenneme gidecek.' İşte bu söylem, gençleri deist yapıyor, biline istedim.
*
Hukuku, endüstri kafası ile yorumlayan girişimciler, temeli sağlam, maaş karşılığı çalışan borçlusunun borcunu sıfırlamasını asla arzu etmezler.
Dünyada 10.000 TL (alacak) yatırımın, 10 yıl sonra 100.000 TL olmasının garanti olduğu tek türedi endüstri, hukuk endüstrisidir.
Bundan işte kandil simidi gibi caddede kart dağıtmaları.
*
Aynı coğrafyada, aynı güneşin altında, aynı suyu içen insanların birbirine bu kadar öfkesi kesinlikle ölüm getirir. En başta baştakiler, herkes aklını başına alsın.
Zaten binlerce parçaya bölünmüş bu milleti derleyip toparlama adına bir beklenti ile vazifeli makamlara seçilenlerden asla  daha fazla ayrıştırıcı bir üslup kabul edilemez. Bir olalım derken bende birleşin denilmemeli. Benim dogrumda değil, insanlık onurunda denilmeli.
İnsanın en büyük zaaafı güçlü iken gücü ile civarını kendine ve doğrusuna itaate zorlaması ile ortaya çıkan kontrol edilmesi mümkün olmayan hükmetme dürtüsüdür. Bu dürtüde insan, hayvanla aynı tıynettedir. Bununla savaşan insanlık onurundan nasiplenir. Bu dürtüye mağlup olanın kendini ne ile vasıfladığı bir anlam ifade etmez, zira vasfı gayet zahir bellidir. 
Bunları şunun için yazdım: Önümüzde insan onurunda birleşebilme imkanları halen var iken, bu imkanları heder etmeyelim.

Araştıran, sorgulayan, kayıtsız şartsız itaati sadece Allah'a ve Rasulune olan fertler, cemaat, cemiyet yapılanmalarında hiç rağbet görüyorlar mıdır?
Maturidi akaidinde tahkik asıl iken, neden kör itaat talim edilir zamanımızda?
Dert nedir acaba diye sormaya lüzum var mıdır?
Ayet ve hadisi fikrine delil kılmak için kullananların emel kağnılarına öküz olarak koşulacakların, akletmeye, muhakemeye ne ihtiyaçları olabilir ki...
*
Zaten binlerce parçaya bölünmüş bu milleti derleyip toparlama adına bir beklenti ile vazifeli makamlara seçilenlerden asla  daha fazla ayrıştırıcı bir üslup kabul edilemez. Bir olalım derken bende birleşin denilmemeli. Benim dogrumda değil, insanlık onurunda    denilmeli.
İnsanın en büyük zaaafı güçlü iken gücü ile civarını kendine ve doğrusuna itaate zorlaması ile ortaya çıkan kontrol edilmesi mümkün olmayan hükmetme dürtüsüdür. Bu dürtüde insan hayvanla aynı tıynettedir. Bununla savaşan insanlık onurundan nasiplenir. Bu dürtüye mağlup olanın kendini ne ile vasıfladığı bir anlam ifade etmez, zira vasfı gayet zahir bellidir. 
Bunları şunun için yazdım: Önümüzde insan onurunda birleşebilme imkanları halen var iken, bu imkanları heder etmeyelim.

Yazarın Diğer Yazıları