Cumhuriyetin yüzüncü yılında bir af çıkmalı kanımca, ama bu af, kişilere karşı işlenen suçları kapsamamalı, sadece devlete karşı işlenen suçları dair olmalıdır. Özellikle kandırılan, hamakat sebebi ile, cana kast etmemiş terör örgütü iltisaklıları, topluma kazandırmak makul olacaktır.
Kişilere karşı işlenen suçları devlet affedemez. Bu devletin var oluş gayesine aykırıdır. Devlet, devlete karşı işlenen suçları ancak affedebilir.
Bunlar da sınırlı olmalıdır. Devlete, Cumhurbaşkanı'na hakaret gibi suçlar, affı düşünülebilir suçlar olabilir ancak. Vergi kaçıranlar, kamu malına zarar verenler değil.
*
Kader mahkumu safsatası
Suç işleyenin esasta mazlum olduğuna, işlediği suçu elinde olmayan sebeplerle işlediğine atfen uydurulmuş bir saçmalık.
Adalete inancı ortadan kaldırmak, yargıyı itibarsızlaştırmak için uydurulmuş bir söylem.
Dahası halt işleyenin vebalini Allah'a yükleme kastı da var bu deyişte.
İşin aslı ise herkes kendi elleri ile işlediklerinin karşılığını görür, yoktur öyle kader mahkumu diye bir hurafe.
*
Tamam, Batı, değerlerini dizi ve filmleri ile dünyaya pazarladı da, ne oluyor bizimkilere, aldatma, aile içi sapkın ilişkiler, ahlaksızlık maceraları kurgulu dizileri hem ülke insanına, hem de bizi sevenlere izletme gayretinde, Batıya tur atma sevdalarının aslı ne ola ki?
Para değil mi?
Tutuyor bu senaryolar çünkü. Ama seni tutan olmayacak ey sureti güzel, sıfatı bozuk!