Ak Parti, bu milletin kendisine teveccüh sebeplerini, bazı eş, dost, akraba, meşrep, cemaat, tarikat lehine kullanangiller partisi olarak tarihte yerini almak istemiyorsa, silkinerek, toy/kurultay odaklı başkanlık sistemini kurgulamalı, parti bazlı siyaseti bitirmeli ve siyasi etiketin paraya, iltimasa, çıkara tahvilini önleyecek yasal düzenlemeleri yapmalıdır, aksi halde bu milletin ümitleri ile birlikte siyaset mezarlığına gömülecektir ki, bu saatten sonra dine, dindara güvenecek bir seçmen de bu ülkede bulunmayacaktır.
Kimse de buradan ayrılarak, kurulacak yeni partilere bel bağlamasın, ne iseler o olarak var olacaklardır.
*
Türkiye Cumhuriyeti'ni Atatürk'ten sonra bu güne kadar yönetenler ferahı ya İngiliz ya da Amerika taraftarı olmakta görmüş olanlar değiller midir?
Adım adım Büyük Yahudi Krallığının kurulması zamanlarında, yani tam da bu zamanlarda yarın İsrail, Amerika desteğini alarak Gazze'de bir süpürme hareketi düzenlese Filistinlilere Türkiye'ye gelin demekten başka ne yapabilecek mevcut yönetim?
Bu minvalde Cumhurbaşkanımız bir halka açık konuşmasında açık ve net olarak mandadan kurtulmak için bir fırsat doğmuştur demeli ve milleti uyarmalı, destek istemelidir.
*
Geleceğin en önemli doğal kaynağı malum ki su ve su bizim toprakların har vurup harman savrulası, kıymetsizi maalesef.
Şu nehirlerimiz bile tek başlarına tüm dünyadaki petrolden daha kıymetli iken, yarına bırakmadan hemen bugünden başlayarak yer üstü ve altı baraj yapımlarını ciddi ciddi planlamak gerekmez mi?
E yapılıyor ya ile olmaz, yeraltı barajları, yer üstü barajlarından daha kıymetlidir. Kızılırmak ve Manavgat suyu ile başlamak lazım. Yeraltı barajlarına bu sular akıtılmalı. Fiili yağmur duası böyle olur.
*
Allah'tan gayrına eyvallahı olmayan, güzel ahlak sahibi, iyi bir insan olmak bu zamanda en üstün payedir.
*
Doğrusu şu ki, bendeniz parti, cemaat, hizip, teşkilat işlerini sevmiyorum. İlla ki bir zaman ve zemin sonrası, birileri suistimal etmeye kendini mecbur görüyor bu yapıları ve mensupları da e ama lütfen tarzı bir kolaylık da göstermiyor değiller. Bendeniz ilkelere inanıyorum, ilkesel hayatı ve idareyi önemsiyorum. A olmayınca olmayacak yapılardan ürküyorum, A olmazsa B'nin de A ne yaptı ise, aynısını yapabileceği mekanizmaları istiyorum.
Türkiye'nin partili demokrasi anlayışını terk ile, liyakat odaklı, her görüş ve meşrepten vatandaşının her görevi alabileceği, yine seçim mantıklı bir idari ve siyasi sisteme geçtiğini görmeye ömrüm yeter mi, bilemem, ama bizi başka bir yol ileri taşımaz, bunu bilir, bunu söylerim.
E parti olmazsa seçim ve torpil nasıl olacak diyen olursa, seçmek kolay ve torpil de haramdır der, susarım.