İsmail ARSLAN

Görüşlerim

İsmail ARSLAN

Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin yeni bir kurtuluş savaşı verdiği bu günlerde bize lazım olan birlik, beraberliktir demiş, doğru demiş, lakin eğer Ak Partililerin birliğini kastetmedi ise böyle. Bu memlekette her görüş ve algının birleşme makamının, makamı olduğuna inanarak bunu söylediğini umuyorum, lakin muhafazakar olarak arz ı endam etmeyenlere mesafeli kapıları, o makamın sadece belli bir kitleyi muhatap alan bir makam olduğu kanaatine sebep oluyor ki bu durum, birlik söylemlerini böylece zayıflatıyor.

Bu ülkede Sağcı Solcu Alevi Sünni Kürt Türk Dinli Dinsiz herkesin Reis i Cumhuru olduğunu bir an bile unutmaması gereken tek kişi, esasen Zat ı Alileridir. 
Bu topraklarda yaşayan insanların kahır ekserisi, yıl başında tv karşısında yeni yılı karşılayan, ama cumasını da ihmal etmeyenlerdir. Bu hakikati daima hatırlaması umulan da odur.

Bu sebeple cumhurbaşkanı, evet bir partiden seçilebilir, ancak seçildiği an, partisi ile iltisakını kesmeli ve cumhurun başkanı olmalıdır.

Bizim muhafazakarların standartlaşmış hastalığı şu ki, onlara yönelik bir eleştiri mi var,  kesin kötüniyetli ve haksızdırcılık. Diyanet mi eleştiriliyor, kesin dinsiz imansızların işidir. İktidarı eleştirmek zaten vatan hainliğidir. Hele ki reise söz söyleyen kesin zındıktır. Bu hastalığın şifası da yok üstelik. Hoş şifa isteyen de yok zaten.

Türkiye'de henüz arzulanan anlamda yerli ve milli bir yönetim söz konusu değildir ve olması için gayret gösteren de yoktur. İngiliz, Alman, Fransa, İtalya  kırması garabet bir bürokrasi ile devlet idare olunuyor ve tüm koltuk sahipleri haline razı.
50 yıl daha böyle devam etse gıkları bile çıkmaz ve kusura bakmayın idarecilerin hiç biri bundan istisna edilemez. Kişiyi değiştirince bir şey değişmiş olmuyor, sadece biraz da sen nasiplen denilmiş olunuyor, o kadar. Yerli bir idari sistem nasıl mı olur? Söze gelince binlerce yıllık devlet tecrübemiz var diyenler otursun çalışsın üzerinde.

Yazarın Diğer Yazıları