İsmail ARSLAN

Görüşlerim

İsmail ARSLAN

Görüşlerim

İstisna gözetmeksizin devletin, tüm cemaat, cemiyet yapılanmalarını öğrenciye dair her hizmette sıkı denetima alması zorunlu bir vazifesidir.

Zira hizmet verdikleri öğrenci bir vazife alınca ya da belli bir maddi güce ulaşınca onu gayeleri için kullanma güdüsü genetiklerine işlenmiştir.

Bir STK bünyesinde çalıştığım bir dönemde bir kız öğrenci kalacak yer hususunda yardım istemişti. Fetö organizasyona ait bir evde kalırken, onlara danışmadan nişanlandı diye okulun yarısında evden atmışlar. Gerekçeleri diğer öğrencileri bu durum olumsuz etkilermiş. Bir şartla onun gibi olanlarla kalmasına izin verirlermiş. Onlar belirlerlerse evlenecegi kişiyi. Öğrenci kız bunu kabul etmeyince kapı dışarı etmişler. Bu gence bir çözüm bulmuştuk o dönem, ama işte cemaatçilik böyle bir şey. 

Devlet ne yapacak edecek gerekirse yol, havaalanı işlerini durduracak ve öğrencilerin barınma ihtiyacını çözecek. Yoksa tarih illa ki tekerrür edecektir.
Tüm STK oluşumlarının özellikle maddi varlıkları, zorunlu bağımsız denetime tabi tutulmalıdır. Denetimden kaçınan ya da olumsuzluk tespit edilenlerin faaliyetleri durdurulmalıdır.
*
Bu milletin en ciddi açmazlarından biri de şudur: Ona kanaati, tutumluluğu, tevazuyu tavsiye edenlerin kahır ekseri, sözü ile ameli çelişenlerden oluşmaktadır.
Kanaat önderlerinin, siyasilerin hayat tarzları  ortada sonuçta. 
Bu işte o bu şu fark etmiyor, imkan eline geçen, dün kınadığı ile kınanan oluveriyor.
Neden diye sormayınız lütfen, maya bozulmuş gibi bir cevabı kaldıramayacak olanlar olabilir aranızda.

*
Allah korkusu her işin başıdır.
Takvanın semeresi kalbe geldiği vakitte, kalb gözü açılır.
Kalb gözü açıldığı andan itibaren, onun görmesine bâsîret denilir.   

*

Âdem aleyhisselam “ Ben nefsime zulmettim” dedi. Bundan dolayı kendisine tevbe nasib oldu ve afuv olundu. 
Şeytan ise “ Sen beni kafir yazdın; elimde ne var ki” demekle küfrünü Allah Teâlâ’ya nisbet etti. Bundan dolayı afuvdan mahrum oldu.

*

Sosyal medyada zaman geçirmenin bir faydası da şu: Yüzlerce kitap okusanız erişemeyeceğiniz bilgiye bir tık uzaklığındasınız, doğru ölçek kullanırsanız.
Doğru ölçek ne?
Tahkik ve kapılgan olmamak.

*

Tıbbi bitki üretimini önemsemek

Tıbbi ve aromatik bitki üretimi, Türkiye'nin uzay açılımını tek başına finanse etmeye yetecektir. Yeter ki üretim ve sonrası süreç, kaliteli bir organizasyon ile kurgulanabilsin.

Bu topraklar, öyle büyük bir nimet ki, üzerine ne ekseniz, ilaç niteliğinde hasat edilmesi mümkündür.

Bu topraklarda yaşayan insanların fakirlikleri, tamamen ardniyetli politikalar ile şerh olunmalıdır. Aksini düşünmek, Allah'a ve sünnetullahına hakarettir.
Bendenizin hiçbir alternatif veya bilinen anlamda tıbbi tedavi uygulayıcısı ile profesyonel bağım yoktur. Lakin özellikle virüs, hormon, enzim, bağışıklık ve boşaltım sistemi. ağrı ve kanser rahatsızlıkları ile ilgili çalışmaları takip ediyorum ve yurdumda bu konularda çok ciddi başarılara ulaşmış çok uygulayıcı olduğunu biliyorum.

Hükümet, kaç gündür sağlık turizmi söylemi dillendiriyor da bu başarılı uygulayıcıları koordine etmek, onları ülkeye ve dünyaya tanıtmak ile ilgili bir gayrete nedense gitmiyor. Hatta eminim çoğunu kendileri bile tanımıyorlar. Mesela sedef, egzama gibi rahatsızlıklara dair net başarı kazanmış özel bir protokol uygulayan Nevzat Kosifoğlu Süer'in ismini hiç duymuşlar mıdır mesela?
Kanser tedavisinde Sakar Hoca ile hiç görüşülmüş mü veya. Migrene net çözüm geliştiren Mustafa Dura yı tanıyorlar mı gibi?
Alt yapı üç görkemli bina dikmek demek değildir. Şifayı siz sunun, talipleri barakaya bile gelirler.
*
Yaşadığım şehirde 60.000 civarı üniversite öğrencisi var. Bunların nereden baksanız en az 40.000 kadarı başka illerden okumak amacı ile buraya gelmiş bulunuyor. Devlet yurtlarının toplam kapasitesi de tahminimce (yanılıyor isem düzeltin) 10.000 bile değildir.

Soru şu:
30.000 öğrenci nasıl ve nerede barınıyor?

Bir devlet, üniversitesine kabul ettiği öğrencinin barınma sorununu çözmekte yetersiz kalan bir sistem kurgulamış ise, bunun anlamı nedir?
A cemaati sahiplenmez ise, B cemaati türemeyecek mi?
Kökünden neden çözülmüyor ise, bu nedendendir hiç bir şeyin yerine oturmaması...

Yazarın Diğer Yazıları