Bu seçimde ilginç bir durum yaşanacak:
Akparti veya Erdoğan'a duyduğu nefret sebebiyle, hayatında hiç CHP'ye oy vermemiş olanlar, hayallerine bile gelmeyecek şekilde oy verecekler ve aynı şekilde asla Akparti veya Erdoğan'a oy vermemiş ve vermeyi düşünmeyecekler de sırf milli gerekçeler ve bağımsızlık gereği oy verecekler.
*
İnsanlara değer yargılarını, değerlermiş gibi pazarlayanların elinden adalet beklenmez. Adalet, irfan, ahlak, cesaret, azim, inanç değerdir, dindarlık, ahlakçılık değer yargısıdır.
Kim ki bir değerden söz ederken onunla maruf bir vasfa sahip değilse şarlatandır.
Değer yargıları oynak zeminlidir, zamana ve şartlara göre değişebilir, değerler ise sabittir.
Değer yargıları ile beyinler uyuşturulabilir, ama değerler sadece ayıltmak içindir.
*
Benimsemediği, sevmediği birinden tezahür eden iyi bir şeye tanıklık ettiğinde memnun olup, ona teşekkür edemeyen ve bir yanlış yaptığında ayıp oldu, özür dilerim diyemeyen var ya ikisi de aynı süzmeliğin iki kurnasıdır. Al birini vur ötekine..
*
Cezadan korktuğu için değil, o fiil insana yakışmadığı için vazgeçendir olgun.
*
Yarınlarımızda dünyanın en güçlü insanlık düşmanları arasında ilk numara tartışmasız bürokrasi olacaktır
Dün, insana hizmet için kurgulanan bu yapı, akıllı yazılımlar, yapıya hakim oldukça, insanın başının belası ve efendisi olacaktır.
*
Bırakın, neresinden yakalasam da kessem sesini tarzınızı da, şunu düşünün biraz:
Ne oldu ki bu insanlar bu partilere güvenlerini yitirdiler.
Acaba koltuk ele geçince değişen ve koltuk yokken dediğini, koltukta demeyen eleştirilemeyecek ise, niye seçim diye diretiyorsunuz ki?
Rejimi değiştirmek iki satır kararnameye bakmaz mı?
Demokrasi diyorsanız eleştirilere kulak vermelisiniz. Demokrasi umurunuzda değilse de böyle.
Münafık size oy vermeyenler değil, orayı elde edince, niyetini ve amelini bozanlardır.
Münafıkları desteklemek de nifaktır.
Bir fırsat daha size. Ya mevki ve konumunu şahsi hevesi için kullanacaklara fırsat vermezsiniz, ya da zillet ile anılmaya müstahak olursunuz.
Siyasi etik yasası çağrıma ses vermezseniz sizden de hiç bir şey olamaz. İngiliz vesayet sistemi kökünden kopsun niyetim ile cumhurbaşkanlığı için vereceğim oy da şahsınıza değil, bir sonraki nesile imkan içindir.
Devleti cemaatinin arka bahçesi gibi kullanmak isteyen tüm alçaklara bu yolu kapatamamanız ve ikbali için devlet imkanlarını kullananlara destek vermeniz yıkımınız olur.
Buna rağmen bu seçimde de kullanacağım oy, size değil, sistemin yıkılmasınadır. Milli bir sistem kurmak bu milletin evlatlarına nasip olsun duası ile...
*
Cezadan korktuğu için değil, o fiil insana yakışmadığı için vazgeçendir olgun.
*
Meslek birliklerinde başkan ve yönetim kurulu üyelerinin seçiminde görev yılı sınırlamasına gidilmelidir. Tüm meslek örgütlerinin maddi varlıkları bağımsız denetime tabi tutulmalıdır.
*
Bir insan evladı, rahat bir koltuğa kurulmuşken, sair insan evlatlarının sıkışık bir halde, halılara diz çöküp, ağızlarını açarak, ondan çıkacak lafı hevesle beklediklerini gördüğünüzde "imanı dinden sıyırırsanız, dinin ananesi, kültürü insana bunu yapar" lafını hatırlarsınız umarım.
O, civarlarındaki insanların eğilip bükülmelerinden, düğme ilikleme, el etek öpme, takla künde tiyatrolarından insan evladı olarak rahatsız olmayıp, bilakis bunu tabii bir refleks gibi kabul eden, hatta bu tavrı göremeyince, için için rahatsız olup, diş bileyenleri tepelerine alanların, ibiğinden yakalamayanlara yuh olsun.
*
Ay odaklı takvim ile güneş odaklı takvim hesapları uyuşmaz ve dini gün geceleri karman çorman edersiniz. Misal Kadir Gecesi olayı. Kur'an belli bir ay ve günde indi, evet, lakin hicri takvimi esas alırsanız yüz yıllık bir zaman aralığında neredeyse her günü Kadir gecesi olarak idrak etme durumunda kalırsınız. Güneş takvimine göre doğum gününüz kışa denk geldi ise her sonraki anma gününüz hiç değişmez hep kışa denk gelir, ama ay takvimini esas alırsanız yazın ortasında bile doğmuş olmanız mümkündür.