İsmail ARSLAN

Hap Vergi Hukuku Bilgisi

İsmail ARSLAN

İnkarı ikna için keşfedilen her delil, son son bir inkarı doğurur!

Allah'ın varlığına 99 delili olanın 99 da şüphesi varmış demektir. Delil, bilinenin aksine imanı kuvvetlendirmez; çürütür.

Ne demek istiyorsun? Tahkik boş iş mi yani?
Hayır!
İkna olmaya ihtiyacı olmayan olmadıkça kıvranman bitmeyecek demek istiyorum.

Bir annenin anne olduğunun ispata ihtiyacı yoktur misali...
İman, inkarı ikna ile sindirebilir; ama ikna edilmiş birisinin imanı sindirmesi mümkün değildir.

Bir yerinden o inkar pırt yapar!
--
Ve [bil ki,] eğer senin başına Allah bir darlık, bir sıkıntı saracak olsa, O'ndan başka onu giderecek yoktur: Ve eğer hakkında iyilik, genişlik diliyorsa, O'nun lütuf ve cömertliğini engelleyebilecek kimse de yoktur; (Yunus Suresi 107)

İman sahibi olduğunu iddia eden, bir sıkıntı onu bulduğunda, onu, başına saranın O olduğuna gerçekten iman etmiş olsaydı, mesela siyaseten falan partiyi, filan kişiyi zarar verici saymaz ve darlık ve zararı gidermek adına Allah'tan gayrını muhatap almazdı.

Uygulamada böyle olmadığına göre, imanı değil; inancı konuşuyor olmamız da son derece doğaldır.

İmanı mantığa oturtmaya çalıştıkça inanç sistematiği semizler, gürbüzleşir; iman ise derman kaybeder.

Ters bir yorum; fakat bu böyle...

Bundandır ağız tadı eksikliği... Huzursuzluk... Tatminsizlik...

Zarar ve faydanın Allah'tan olduğuna inanan birisinin, insanlar ile fayda zararı ilişiklendirme ile işi olmaz. Fayda ve zararı insan ile ilişiklendirenlerin de iman teraneleri sivrisinek vızıltısından öteye gitmez.

Mert mü'min odur ki;

Evet böyle inanıyorum, mantığınıza uysa da uymasa da diyebilendir.

Böyle demeyip "ama", "şöyle ki", "aslında", "doğrusu bu şu demek" ile lafı kabartanlar, Allah'ı Musa bilip, kendini Harun sayanlardır.
-- 
Sen dünya kadar büyük bembeyaz bir kağıt olsan, sende kalem ucu kadar bir leke gördüğünde tüm mesaisini onu dillendirmeye tahsis edeni mi tatmin etmeye çalışıyorsun?

İşinde bir terslik var...

Aynen bu cümleyi buraya yazmamdaki gereksizlik gibi.
-- 
En büyük defomuz, genetik hafıza örgümüzdeki ilmek kaçıkları. Çözülme başlayınca tutabilene aşk olsun. Mailis Nalars
-- 
Hap Vergi Hukuku Bilgisi
Muris vefat ettikten sonra, adına, vergi ceza ihbarnamesi düzenlenerek mirasçılardan birine tebliğ edilince bu ihbarname ile bir borç doğmuş olmaz ve bu ihbarnamenin hukuken hiç bir anlamı yoktur. Murisin vergi borcunun mirasçılara intikali için, mirası reddetmeyen mirasçılara borcun pay nispetinde ihbarname ile bildirilmesi gerekir ki muris adına gelen ihbarnameye karşı mirasçılar ehliyetsizlik sebebi ile dava yoluna da gidemezler. Ancak kendileri adına düzenlenmiş ödeme emirleri veya ihbarnamelere karşı dava ehliyetleri vardır.
 
 

Yazarın Diğer Yazıları