İsmail ARSLAN

Hürriyet nedir

İsmail ARSLAN

Haberi şöyle sunuyorlar: Sevdiği kızı vermeyince evini bastı, herkesi öldürdü.
Türküde de diyor ki: Ya benimsin, ya toprağın.

Diyeceğim o ki: Ortada bir sevgi olayı yok. Nefs meselesi mevzu. Malı bilip, malı ile ilgili tasarruf ehliyetine sahip olduğu kanaati var. Hukuka gelene kadar halledilmesi gereken çok şey var.

Eğitim sistemimiz ev okul yanlış üstü yanlış, vesselam.
*
Kendini kimsenin onu bunaltamayacağı kadar bunaltabilen birine acımak, acımasızlıktır. Kangren olmuş bir organı okşayan mı kesen mi merhametlidir sorgusunca, böylesi birini bunaltısından kurtarma arzunuz varsa dibine girmemenizi tavsiye ederim. Dalarsanız alemine o sizi -üstelik elinde olmadan çoğu zaman- şebek yapar, siz de sonranızda eşekliğinizle başbaşa kalırsınız. Kendine acıma duygusundan; ya da saygıdan mahrum birine en doğru tavır gerçeği ile yüzleştirmektir onu.

Yaşamı kendine zehir edenlerin, başkalara mutluluk kaynağı olması saçmalık olur. Tabi insan bazen saçmalar ve mutlu hisseder hatta yaptığıyla; ama saçmalıktan uzun süreli mutluluk çıkmaz, hatta en güzel yerinde ayak kaydırır . Makul duruş iyidir. Örneğin canın istediği için yaparsın, bunu sen yapmışındır, sen sen olduğun içindir ve içini yersin onun, hazmedersin. Birinin dolmuşu, dolduruşu, etkisi ile yaptığında yaptığını onu kusarsın er geç.
*
Saraçoğlu hoca bağırsak faaliyetlerinin normal düzeninde devamı için zeytinyağlı pırasa öneriyor ve ekliyor, başka bir şey katılmamalı, yok pirinçti, havuçtu gibi. Kabızlığa bire bir faydalıdır der.
*
Hürriyet nedir

Hürriyet, Allah Teâlâ'nın ve kulunun hukukunu korumakta serbest olmaktır; zıddı esarettir. Hürriyet ve esaret birbirlerine zıd olmak itibarıyla maddi ve manevi olmak üzere iki kısımdır:
a-Bedenin hareket ve fiilinde serbestiyet, maddi hürriyetle,
b-Söz söylemek ve maksadların izahında serbestiyet de manevi hürriyetle ifade edilir. Her iki itibarla maddi hürriyet vücuda, manevi hürriyet nefs ve ruha müteveccih olur. Çünkü mutlak hürriyet söz konusu değildir. Şu halde Hakk'a itaat etmekten ibaret hürriyet, ahirette ebedî serbestiyeti gerektiren bir vesile olduğu için hürriyet halihazırdaki mevcudiyete değil binnetice ahirete nazarandır. Çünkü Hakk'ın veya halkın hakkına tecavüz etmek, ebedî veya muvakkat ahiretteki cezayı gerektirdiği için esarettir. Şu halde hürriyet ve esaret netice itibarıyla birbirinden farklı olur. Demek insan bir taraftan hür, diğer taraftan esirdir.
•Mufassal Medeni Ahlâk sayfa 377
 

Yazarın Diğer Yazıları