Kim Aptal?
İnsanın, tenkitçisine duyduğu hoşnutsuzluğu çiğliğinin, övgücüsüne rağbeti ise aptallığının eseridir.
Olgunluk, tenkitçi ve övgücüye değil, tenkit ve övgünün içeriğine itibar etmektir.
Övgü isabetli ise, hamd ile övülen hale devam; tenkit isabetli ise hatayı terk ve hali ıslah aslolandır.İçi Geçmek
Ne kadar geçmişse içimiz, o kadar iç geçiririz...
*
Huyuna huy banmadıkça, kim kimin hakkında ne diyor ise boş diyor.
*
Dün zayıf bırakıldıkları için horlanarak, hak ve özgürlüklerinden mahrum edilen "bu ülkede biz de varız" diyenler, bugün kuvvet bulup nüfus sahibi olduklarında "biz ve diğerleri" yaklaşımı ile kendilerinden olmayanları zayıflatarak yaşama biçimlerini yok sayıp, itibarsızlaştırma peşinde iseler, yarın sadece bir rövanştan ibaret olacaktır.
*
Birini tanımanın en kestirme yolu, onun başkasına dair değerlendirmelerini takip etmektir.
Kişi vasfederken, vasfını ortaya koyar.
Zekasını, görgüsünü, idrakını, sıfatlarını...
Sövdüğünde örneğin korku ve retlerini görürsünüz, övgüsünde umut ve beğenilerini... Esasta o anlattığında, kimliğinin deşifresindedir.
Anlatır...
Anlattıkça o, biri hakkında konuştuğundan emindir.
Dinleyici idrak ehli ise, kimi tanıdığından.
*
Bir de ağzınla kuş tutsan, hak hukuk adalet kavramlarının dibinden kum çıkarsan razı edemeyeceğin, ideolojinin, etnisitenin, mezhebinin batağından asla çıkma niyeti ve meyli olmayan bir kitle var ki, onlara sen cenneti yaşatsan dünyada, sana ilk fırsatta cehennemi yaşatmaya ahd etmişlerdir.
Böylesinin kuvvetlendiğinde ilk işi kafanı koparmaktır. Böylesi odur ki, sen "hak" desen onu "gak" olarak anlaması imanındandır.
Bir de bunlar var ve bunları kör değilim, görüyorum tabi ki..
--
Yeni Yaşam
İnsanlar bu yüzyılda da evleniyorlar; ama artık bir yastıkta kocamıyorlar. Hatta bir saat muhabbetten sonra duygusal yakınlaşma yaşadıkları bir başkasının yatağında bile ölebiliyorlar.
Haftalık birlikteliklerin daha birinci günü partnerden sıkılıp ikinci gün, bilemedin yedinci, başından def edebiliyorlar.
Karınlarını doyurabilmek için 12 saat çalışıyor; ama doyuramıyorlar. Karın etin sütün öğütüm fabrikası olmaktan çıkalı çok oldu, artık kültürler ve yaşam normlarını da öğütüyor.
Dün küfrettiklerine bugün yanaşabiliyor, bugün taptıklarını yarın ayakları altına alabiliyorlar.
İnsanın sizin daha çoğunu tespit edebileceğiniz yaşam algısındaki bu değişimler aslında son derece normal.
İletiştikçe yabancılık kalkıyor. Kavradıkça fark etme oranı artıyor. Bir büyük ailenin sofrasında ve çok yakın akrabalar olduklarını görüyorlar ve D.N.A.'nın kökünde olan normalleşiyor, tüm inkarların belini kıra kıra...
Yaşam tiyatrosunda erkek ve kadın figürleri anlamını çoğu yerde çoktan yitirdi. Bir zamanlar erkek yapınca olağan kadın yapınca problem olanlar o perspektifte artık nötrleniyor.
Bu toprakların en eski kavimlerinin bazıları anaerkildi ve erkek bugünün kadınının standartındaydı o zamanlar. -yazıtlar böyle söylüyor-. Şimdilerde ise anasını da atasını da çuvallayıp çöpe atan ve yeni insan görgüsüne doğru adımlıyoruz usul usul...