'Kur'an sana ve kavmine bir öğüttür' ayetinin doğru muhakemesi:
İlkeler, Murad ı İlahi, ilk Peygamberden son Peygambere kadar hiç değişmedi, ama ilkelerin insan topluluklarına uygulanması örneklikleri, hitap edilen kavim ve topluluğa göre farklılıklar arz etti.
Yani Mesaj ile muhatap kavmin örfi uygulamaları değil, ilkeler dindir.
Allah, Muradını elbette Nebiler vasıtasıyla, onların yetiştikleri topluluklara bildirdi, lakin nebilerinin kültürlerini insanlığa din olarak talim etmedi.
Allah, Muradını, somut olay ve uygulamalar ile örnekleyerek, insan zihninin algılayabileceği bir formatta, ilke bazlı talim etti.
Dine bu ilke odaklı bakış mümkün olmadıkça, Muradı anlaşılamayacaktır, bilakis Nebilerinin aralarında yaşadıkları toplulukların kabulleri, din olarak lanse edilecek ve denge kurulamayacaktır.
Kur'an'ı hakikati ile idrakın en önemli şartı, ilkelerini algılamaya idrakı hasretmektir, aksi durumda anlatı ve misallemeler, Muradın önüne geçer ve Allah'a rağmen, hem de Onun Kitabı ile, kişi hem kendini, hem gayrını yanıltabilir.
Sahih bir okumanın şartı budur, vesselam.