İlim iddiacısı için en büyük günah, bağnazlıktır. Kör kabul yahut red. Unutulmasın ki Maturidi akidesinde imanına delil araştırmayan günahkardır. Derdi öğrenmek olan için tahkik şarttır. Tahkik de tez antitez sentez saç ayakları üzerine kurulu diyalektik ile sahih netice verir.
Mustafa İslamoğlu'nun Hasan el Basri'nin Kader Risalesi ve Şerhi kitabını sırf, Bedir'de akrabaları öldürülenlerin Hazreti Peygamber'den intikam almak için, İslamı nasıl bozduklarını görmek ve anlamak için bile açıp, Risale ile ilgili bölümlere itibar etmeseniz dahi, okumanızı öneririm. Onun bir çok görüşüne katılmayan biri olarak, Emevi döneminde İslama vurulan darbeleri ve arapçılıgın İslam diye empoze edilmesinin temel argümanlarının nasıl ve nereden ortaya çıktığını görme adına önemli bir iş yapmış olursunuz.
Biraz önce mutad olarak yaptığım Mimar Sinan Parkı yürüyüşüm sırasında annesinin yürüttüğü tekerlekli sandalye üzerindeki kız çocuğunu görünce her zaman olduğu gibi yine şükrettim ki Rabbim baston ile de olsa ayaklarımın üstünde yürüme imkanı verdi bana. Evet felç geçirdim lakin şükür hayattan kopmadım. Avukat olarak çalışabiliyor, adaletin tecellisi için üstüme düşen hizmeti verebiliyorum ki hepimiz her zaman imkanlarımız darlaştığında daha azı ile yetinmek zorunda olanlara nazar ederek halimize şükretmeli ve ayakta durabilmek için mücadele edebilmeliyiz..