İsmail ARSLAN

İnsan denen cins, maksadını unuttuğu kuralın maskarası olma uzmanıdır

İsmail ARSLAN

İnsan denen cins, maksadını unuttuğu kuralın maskarası olma uzmanıdır. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları MÖ: 3421
--
Zorunda değilsiniz.

Zorlamaya...

Oluruna bırakmak, çoğu zaman olmazı olur kılar... Mailis Nalars Sarpust Yazıtları
-- 
Dünyada insan için çözümü "imkansıza yakın" ile vasıflanabilecek çok az problem vardır. Bunların içinde en keşmekeşi her şeyi bildiğine, olağanüstü önsezi kabiliyeti ile lebden leblebiyi anında kavradığına, üstesinden gelemeyeceği sorun olmadığına, doğrusu egosuna imanı sarsılmaz bir insanı "yanılabilir, abuklayabilir, ters köşeye yatabilir olduğuna, icadı tanrısının tanrı olmadığına" inandırabilmektir.
--
Yapay zeka önümüzdeki dönemlerde milyonlarca insanın işsiz kalmasına sebep olacak şekilde kurgulanırken, bizim coğrafya hala abudik gubidik mevzulardan kurtulamıyor. İnsana ihtiyaç yok ise, ölsünler kafasına hizmetçiler, buna hizmet ile yaşayabileceklerini umuyorlar, ancak ilk gözden çıkarılacak olanlar da, eminim onlar olacaktır.
--
Takva, Allah Teala'ya duyulan derin saygıdır ya, saygısından babasının, amirinin yanında yapmaktan sakındığını, Allah her şeyi görüp duyar inanırken, tenhada yapabilen, saygısını gözden geçirmeli değil midir? Mailis Nalars
--
Merak bir dürtüdür; anlarız...
Soru, tanımak için değil de tartmak için ise; her tartı her ağırlığı tartamaz...
Siklet kaldırmıyorsa altında kalırsın; yanaşma...
*
Kafa patronluğu varken, kafa işçiliğine talep, tuhaf...
Kafası çalışan teşebbüsten ne anlar?
Ne anlar niye çalıştığından?
Başkasının kesesini doldurmak için kestiği yaşamından sızan kanda boğulanı kim istismar etmez?
İşçi dediğin iki gün tatil için beş gün çalışıp, yeme içme yatma masrafı için yeter bir maaşa yırtınan, patronunun memalikine taş taşıyan, terini emeğini (dün derebeyine, bugün bilmem ne oda üyesine) peşkeş çekenin sıfayı ise kafasıyla çalışan, 'ama ama başka ne halt edeyim'leriyle kafa ütülemekten başka neye yarar?
Yaşamak için mi yiyoruz; yemek için mi yaşıyoruz?
Ya da yaşamamızın anlamı daha öte değerlere bağlı ise, niye birbirimizi yiyoruz? Mailis Nalars
--
Gürültülü bir iletişim çırılçıplak yalnızlığın feryadıdır.
Pür neşeciklerin ne kadar yalnız ve ne kadar ilgiye muhtaç olduğunu bilselerdi sanal deprasyonikler hallerine şükrederlerdi.
Canı yanan canını acıtıyor bulduğunun. Haliyle bu da mazo sado çiftleşmesi garabetleri salıyor arza.

Ufak ufak yaşamak batmamalı.
Pompalanan yaşam algıları birilerinin reelini kolaylama adına kapanı kapan sunilikler.

Her istediğimiz olmayacak, burnumuza tutmadığımız için.

Böğürtü biçiminde bir ekolu ses...
Kulaklarımı kapatıyorum;
topuklarımla duyuyorum.

Ortakulak nakline ne kadar var?
 

Yazarın Diğer Yazıları