İsmail ARSLAN

İnsan

İsmail ARSLAN

Defolu; ama marka.
İnsan...
Kalitesi, referansı defosunda...
Cennetten uzaklaştırılan nadide kulun çocuklarıyız.
O günden bu yana O, beşer dedi bize: Şaşan...
Bütün hışmımız kendimize oldu, birbirimize...
Lanet gibi...
Yedik bitirdik birbirimizi.
Bir o bir ben... 
Sevdik, korktuk, baba olduk ve ana; rezil olduk, razı olduk...
Razı olunan olamadık.
Kovulanın çocuklarının çoğu akıl edemedi, ilk akıl edence boyun eğmeyi...
Akıl edip boynunu eğenlerin bir kısmı ise ensesine doğru eğdi boynunu.
Tanrı oldu! Yargıladı, affetti, cezalandırdı; bazen de boş geçti...
Başladığını tamamlamadı, tamamladığını yıktı ya da.
Çok azı sustu, burnunu sokmadı başkaların yaşamına, kendi özündeki balçığa nazar etti...
Ben ona beğendiğim/beğenmediği elbiseyi giydirirken, o bana sevdiği/sevmediğim yemeği yedirdi. Onun canı elma çekerken, ağzına çamur tıkadım. Çamurda yürümeye mecburken biri, asfaltın anasını ağlattı diğeri.
Öldürdük birbirimizi. Yok ettik...
Kim daha güçlü vurdu, karşısında sinildi.
Kim daha iyi sundu, o kapış kapış alındı.
Kim çığırtkan ise, onun çevresi kalabalıklaştı.
Güzel yüzlüler, güzel yürekliler... Şen şakrak yaşanan yaşamlar...
Sessiz iniltilerde buhranlı ölümler...
'Ah anam ahlar' yükselirken göğe, 'oynama şıkıdım'lar ile tempo tutulan arz bizimdir.
Yığın yığın doğduk, sürü sürü ölüp tepeleme gömüldük...
Doğarken ağlayan, ölürken sızlanan bizim yaşamlarımızın aslı, aralardadır: Arada arada yaşayamışızdır.
Marka; ama defolu insan.
Öleceğiz bir gün ve mezar taşımız olursa bir yerlerde, ona yazılacak sadece bir 'huvelbaki' terennümü...
İki vakte kalmadan da cismimiz ve adımız silinecek dünyadan...
Kemik ara bulasın, toz olacağız, toz...
Dedenin babasının adını bilmeyen sen, torunların hatırlayacak mı sanıyorsun seni?
Vur kabadayı.
Al koçum.
Süslen kızım.
Oku hocam.
Hükmet hakim.
Kinlen.
Aban.
Köpür.
Döv.
Öldür...
Bir avuç toprağız biz.
Üflendik doğduk...
Öfelenip öleceğiz...
 

Yazarın Diğer Yazıları