Epstein skandalı tüm vicdan iddiacılarının imtihanıdır!
Bizim konumumuz belli, bakalım onlar (batılılar) nerede!
*
Nereden baktığınız ile ilgili bazı şeyler.
Canını veren Mehmet, gözü cehennem çekenin baktığı yerden ahmak, gönülü cennet iştiyakında olanın baktığı yerden imrenilesi kahramandır.
Allah, bana ve sevdiklerime şehadet nasip eylesin ve bizleri cennetinde cem eylesin amin.
Allah dünyaya adalet ihsan eylesin, zulmü ve zalimi perişan eylesin. Amin
*
İnsanlığa yapılacak en kıymetli hizmet, insana güven ile yürüyen mekanizmaları yerle bir etmek ve ilkeler ile mücehhez sistemler kurgulamaktır.
Kişiye itibar odaklı her düzen, bir düzenbazın oyununa kurban gitmeye namzettir.
İlkeler ise, şahıslar ile kaim değildir.
İlke öncelenir ise, ilkeye sadık kalan da itibar bulur. İlke, itibardan edilir ise, itibarına zeval veren her ilke ilişiksiz, önce civarına ve sonra civarının civarına ve fırsat bulursa, cümle cihana sonuna kadar, safi eziyettir.
*
Cemaat, cemiyet, klik yapılanmaları bağımsız denetime açılmalı. Maddi varlıkları şeffaf olmalı. Denetimi reddedenlerin, hileli iş tutanların mallarına el konulmalı ve yapılanmaları dağıtılmalı.
*
Hind kumaşı bol ise pazarda, patiskaya paha biçilmez.
*
Vasıfsızı, sırf görüşünden, tarafından veya hizmetinden olduğu için, vasıflıya tercih etmek, maalesef en çok da dindarlar arasında meşrulaşmış bir halttır.
*
Hangi sivil toplum kuruluşunun yurtdışında çiftliği, arazisi, gayrımenkulü var ise, o potansiyel bir hinlik adayının emellerine hizmet için faaliyettedir. Sen eğer stk isen ne işin var mal mülk ile ve hem de yurtdışında çiftlik ile.
*
Her muhteris, gözünü en tepe idari makama dikiyor, tüm emeli ağanın, o bir gitsin de ben oturayım oraya kaygısı.
Bu belediye başkanlığı oluyor, olmadı filan birlik, oda, sendika, dernek, vakıf, parti, son son devlet başkanlığı oluyor, fark yok, en tepe olsun da ne olursa olsun kafası.
Halbuki işi gören orta düzey idarecilerdir. Yük onların sırtında olur ve vebal de.
Lakin külfeti ağır, getirisi olmayan bu göreve bir muhteris, ancak bir üste sıçramak için katlanabilir, yok ona orada hizmet için samimiyet ile vazife alma niyetleri, öyle bedavadan.
Bu sebeple siyasi etik yasası çıkmak zorundadır. Konumundan nimetlenenler kusturulmalı ve makamların, hakkı olmayana el uzatma merhaleleri görülmesi kafası ortadan kaldırılmalıdır.
En tepeden, en dibe bütün kurumlarımızın temel problemi denetim, medeni ahlak ve liyakata mesafeliliktir. Toplumumuzu ileri götürecek tek yol, denetlenebilir, ahlaki temelleri sağlam, liyakat esaslı müesseseleri hayata geçirebilmektir.
Siyasi etik yasası çıkmaz ve siyaset, mal, şan, ego heveslilerinin tatmin argümanı olmaktan kurtarılamaz ise, başa gelen kim olursa olsun er geç halt yiyecektir.
Siyasi etik yasası dediğin nedir diye sorarsanız: Ünvanı, makamı ile kendi ve yandaşının emeline taşımacılık yapanları insan içine çıkamaz hale getirecek müeyyideler ile muhatap eden düzenlemeler diyeyim kısaca.
*
Vatandaşlık maaşı hesaplamasında kıstas:
Haneye giren gelir, en azından zorunlu ihtiyaçları karşılamaya yeter olmalıdır.
*
Adam olmak vırt zırt muhabbet... Çocuklar, kardan bile adam yapıyorlar. Asıl olan insan kalabilmek, iyi insan olabilmektir. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları