İsmail ARSLAN

Kayalara kazıdıklarımdan

İsmail ARSLAN

Peşin peşin yazayım da böyle bir densizliğe tevessül etmesinler: İdari yargıda ve özellikle vergi yargılamasında arabuluculuk uzlaştırıcılık müesseseleri saçmalık olur. İdarenin işlem ve eylemi ya hukuka uygundur, ya da değildir. Yok öyle hukuka aykırı durumda sen gel şuna razı ol saçmalığı. Buna hukuki muzayaka denilir. Muhatabını kendi sebep olduğu darlığı kullanarak ezmek, zumlun en açık halidir.
-- 
Ey Devlet! Radyonda henüz girmiş 13 14 yaşına, edalı işveli diye türkü yayımlarken sen, çocuk istismarına mı düzenleme yapacaksın. 
E canım bunlar bizim türkülerimiz. Eskiden 13 14 yaşında evleniyorlardı dersen, o, o devirdi, devir değişti. Şimdi 13 yaşındaki çocukların evlenmesi de, cinsel arzulara konu olması da kepazeliktir. Buna dair aksi sözü olan da eskide gömülüp kalmış keyfine fetva peşinde bir anguttur.
Sen ey Devlet! İşe kendinden başla. Ya o türküleri yayından kaldır, ya da güftelerini değiştir.
Bu mevzuda ima edeni bile yakmıyorsan, ne istismar biter, ne de bu işin sektörel sömürüsü.
--
Kayalara kazıdıklarımdan

Kendini kimsenin onu bunaltamayacağı kadar bunaltabilen birine acımak acımasızlıktır. Kangren olmuş bir organı okşayan mı kesen mi merhametlidir sorgusunca böylesi birini bunaltısından kurtarma arzunuz varsa dibine girmemenizi tavsiye ederim. Dalarsanız alemine o sizi -üstelik elinde olmadan çoğu zaman- şebek yapar, siz de sonranızda eşekliğinizle başbaşa kalırsınız. Kendine acıma duygusundan; ya da saygıdan mahrum birine en doğru tavır gerçeği ile yüzleştirmektir onu.

Yaşamı kendine zehir edenlerin, başkalara mutluluk kaynağı olması saçmalık olur. Tabi insan bazen saçmalar ve mutlu hisseder hatta yaptığıyla; ama saçmalıktan uzun süreli mutluluk çıkmaz, hatta en güzel yerinde ayak kaydırır . Makul duruş iyidir. Örneğin canın istediği için yaparsın, bunu sen yapmışındır, sen sen olduğun içindir ve içini yersin onun, hazmedersin. Birinin dolmuşu, dolduruşu, etkisi ile yaptığında yaptığını onu kusarsın er geç.
--
Müslümanı eğilip doğrulduğu ibadeti ile tanıdığını iddia eden yanılmıştır. Onu alış verişinde, yol arkadaşlığında tanıyabilirsin özetinde bir sözünü hatırladım hazreti Ömer'in, aklıma kadrolara dininden emin olduklarını düşündükleri için yerleştirdikleri geldi ki bunun yalan olduğu hemen anlaşılıyor. Mevzu seni oraya kimin yerleştirdiğini unutma mevzusu. Lazım olunca zamanı gelince hatırlatılmak üzere...
Yoksa ne ticaretine şahit oldular, ne de ahlakına, ama şunu iyi biliyorlar ki hakkı olmadığı yere rica ile oturan ricacının emir kuludur.
 
 

Yazarın Diğer Yazıları