Çok net!
Bana bir ortamda iki saat bile dayanamayacak olana, yüzüme farklı geriden farklı mimik yapanlara asla oy vermeyeceğim.
Kime oy vermeyeceğim?
Siyasi istikbal kaygısı ile fikrini, zikrini paçavra edenlere...
Kime oy vermeyeceğim?
Devlet batsın, millet kahrolsun, yeter ki ben ve yandaşlarım ukba görelimcilere asla ve kat'a oy vermeyeceğim.
Kime oy vereceğim?
Şerri daha az olana...
Oy vereceğim kişinin 4/4'lük olmasını beklemiyorum. 2/4 ile 1/4 arasında tercih yapacağım. 0/4'ün yanına bile yaklaşmayacağım.
Ben ve benim gibi niceler...
Çünkü biz de böyleyiz.
4/4'lük değiliz ve o rollere yatanları kokusundan tanırız.
*
Anayasanın ilk üç maddesinin değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceğine yönelik dördüncü maddenin değiştirilmeyeceğine dair bir koruma maddesi yok, kazuistik yöntem ile Anayasa yapmanın, sadece bu gerekçe ile bile, ne kadar sakat ve mantıksız olduğunu ortaya koymak mümkündür.
Yeni Anayasa çalışması için önerimdir:
Anayasa bir değerler manzumesi olmalıdır, değer yargıları ile doldurulmuş bir metinler harabesi değil.
Değerler, ilke bazlıdır, öz itibarıyla değişmez, değer yargıları değişkendir ve şartlara göre kendini uyarlar.
Anayasada ilk madde mevcudun aksine şu olmalıdır:
İnsan hak ve özgürlüklerine, insanı insan kılan değerlere dayalı bir cumhuriyet anayasasıdır aşağıda yazılı olanlar.
Önceki anayasada bu ibare şöyle idi: İnsan hak ve özgürlüklerine saygılı.
Saygılı değil, dayalı olmayınca metin, binlerce ihlale kapı aralandı.
Sonrası, sonra bu ilke bazlı doldurulur.
*
Allah insanın her bir amel ve niyetini bilip dururken bu yazıcı meleklere ne gerek var sorusuna cevaben: Kişi veya civarından biri, yargılamanın adil olmadığını iddia edebilir, bu yazma çizme işi, kişinin veya itiraz edecek olanın reddine dair, ispat kabilindendir, hatta neyi, hangi uzvu ile yaptı ise o da dile gelip anlatacak. Kaçma göçme, aldatma imkansız yani.