İsmail ARSLAN

Kolaycılık

İsmail ARSLAN

Bu tanrı yoktur felsefelerini kökünden çürüten tek bir argüman var ki, bundan sonrası için tüm insaf ehli tanrı tanımazlar sadece o tanrıya saygılarını sunmaya mecbur kalırlar:
Bu tanrı, onlar inansa da, inanmasa da bir yapı kurgulamıştır sonuçta. 
Fok yavrusu denizden karaya çıkınca, süt emmek için annesini bulmak zorunda ve anne, tüm sürü içinde sadece yavrusuna seslenir ve yavru da annesini bulur, süte kavuşur. Ne mecburiyeti var annenin o yavruyu beslemeye ve onu korumaya ki iki saat sonraya garantisi olmayan bir hayat yaşayan annede bu duygu, öylesine gelişmiş olamaz.
*
Çok kolaycı bir millet olduk!
Eğer sıkı idman yapmaz ise bir sporcu, başarılı olamaz.
Dersine layığı ile çalışmazsa talebe, imtihanı iyi geçmez.
Lakin bir şeyhe, öndere kör itaat ile bağlanırsa kişi, bizim milletin çoğuna göre, dünyada bir iş sahibi olur ve Sırattan da onun koyun cebinde geçer ve cennette keyf eder.
Bu hale gelmiş bir milletin kanını içmeyen enayidir yazar büyük kitapta da.
*
Kimsenin aklı ve algısı bir değildir.
Bir olmaya mecbur da değildir.
Muhatabını ileride bilmeden tahkir etmek istemiyorsan, onu kendinden aşağı seçme...
Kendinden yukarı da seçme ki bu sefer o seni tahkir eder.
İçini boşaltamadığın ve yanında huzur bulamadığın, kendini ondan sakındırdığına karşı, kendi, kendini aldatma.
'Aşırı sevgi maraz doğurur'un açılımı budur.
Sen onu değil, kendini sevmişsin. Onda seni görmediğin bir an, düşmanlık yaparsın.
*
İnsan olmayı hazmetmek...
Farkındasınızdır, bazen insan bir tarz tanrı olmak ister, aczini bağırarak hem de!
Tabilerini artırmaya ve başkaları hakkında hakim sıfatlı olmada gayretli olur. İdol olmak, yaşam tarzından ödün vermemeye çalışmak ve idollüğünden başkalarının ve kendinin onurlanmasını sağlamak...

Halbuki hata yapmak, kaymak, şaşırmak, acze düşmek, başarısız olmak, tam tersi kadar tamamen insanidir. Hatanın, yanlışın en çirkini bile insana özgüdür. 'Hatasız kul olmaz' 'Beşer, şaşar' tabirleri bunun için vardır.

Kaymayan, bazı bazı abuklamayan kim varsa onu karantinaya almak lazım...

Yanlışa tahammül, yanlıştan tiksintiyle beraber olmalı. Dogruda ısrar, doğrudan şaşıldığında şaskınlığa düşürtmemeli.

Ölene kadar yaşamaya madem mecburuz. O halde iyi ve kötü adına ne varsa hepsiyle barışık yaşamak zorunda olduğumuzu ve kendimize en azından geçim ehli olmamız gerektiğini vurgulamak isterim.

Hatayı abartmamak, doğru olanı da..
Mükemmeliyetçilikten uzak, insana özgü yaşamak bu kısaca; haltıyla, hatırıyla, hakkıyla; yaşayacağı son deme kadar..

Ötesi bunalım ve hafakan türetir...

Kusursuzluk arayışı; ya da tamamen kusurlara gömülü yaşamlar, DNA dizilimine aykırıdır ve ya mideden çıkar acısı; ya da beyinden...

Yazarın Diğer Yazıları