İsmail ARSLAN

Küspe Felsefesi

İsmail ARSLAN

Küspe Felsefesi

Süleyman Çelebi Mevlid'inde 'Bir kez aşk ile Allah dese lisan, dökülür günahlar misl ü hazan' der.  Kanaatimce buradaki lisan, dil değil, hal lisanıdır.
Kişi, işinde Allah'ın muradını kast ederse muvaffak olur. Allah'ın muradının izharı da vicdandır. Kalbini dinlemesini bilen, Onun muradından gafil kalmaz olsa gerektir.
*
Gecenin bir vakti tek başınayken yapabildiğini, civarında birileri varken yapamaması insanı itaat tavına getirir...  Artıktan aş çıkaranların derdi ile marjinalitenin göbeğini kaşıyanların derdi aynıdır. Ciltler dolusu sıfatın özünde bu küspelimsiliği daima fark edebilirsiniz...
*
Adalet mekanizmasının bir yönünü hep aksak buldum. Bir kişiye işlediği bir suçtan dolayı ceza veriyorsunuz; fakat o kişi ile ilişikli yaşamları da o cezadan nasiplendiriyorsunuz. Bunu vicdanım hiç bir zaman kabul etmedi.

*
Sivil toplum kuruluşu üst kimliği ile arz ı endam eden yapılanmaların bir biçimde siyasete bulaşma meyilleri ve hevesleri herkesi rahatsız ediyor.

Neden ilim, irfan, fakir, fukara, gurabaya yardım düstüru ile yola çıkanlar biraz palazlanınca hedefi, devleti yönetmeye güncelliyorlar ve misyonlarını yetersiz görüyorlar? 

Tüm o yüce değerler, ilkeler sadece amaca ulaşma adına kullanılan alet edavat olmaya mahkum olmuyor mu böyle olunca? 
Bunun ıslahı için tek çare, bağımsız denetim ve siyaset yasağıdır.
Bu tarz yapıların yöneticilerine devlet imkanlarından mahrumiyet  ve siyaset yasağı şart olmalıdır.
*
İnsan cinsi şu an karbon bazlı bir yaşama mahkum malum. Bedene ve bedenini ayakta tutmaya vesile malzemeye ihtiyaç duyuyor. Çeşitli kaynaklarda anılan, bir de cinler var farklı bir yaşam formunda hayat süren, bedene ve oksijene ihtiyaç duymayan varlıklar. Melekleri de okuduk bu arada  Cin ve melekler hakkında nasıl bir hayatta kalma mekanizmaları var, pek bilmiyoruz.

İnsan yaşam formu görülen o ki biz belki görmeyecek olsak da, bu dünyada, yaşamı şu an zorlamaları ile çok da uzun bir süre götüremeyecek görülüyor. Malzemeyi bozuyor, mekanizmanın çanına ot tıkıyor. Acaba cinler ve melekler gibi, mahiyeti hakkında bilgi sahibi olmadığımız o karbon bazsız yaşama bir geçiş, insana, kıyametten önce nasip olabilir mi?

Mesela bilinç nakli tarzı bir gelişme. Makinalara yazılımlar vesilesi ile insanı insan kılan özellikler nakledilebilinir mi?

Bunun olması mümkün olursa, din çöker mi? Bendeniz İlahi Murad ile bu tarz bir gelişmenin tenakuz arz etmeyeceği kanaatindeyim.

Telepati, zihinden zihine bilgi ve duygu transferi veya dış ortamdan zihne bilgi ve beceri aktarımı ilk basamak olabilir mi?
*

Eflatun'a sormuşlar: Akıllı insanı ne ile biliriz?

Az konuşur demiş, Ya hiç konuşmuyorsa diye Mailis Nalars'tan görüş istemişler:

O, bordo bereli akıllıdır demiş.

Yazarın Diğer Yazıları