Mandaya iman edenler
Atatürk'ten sonra ülkeyi mandaya iman edenler, veya mecbur görenler yönetti ve şimdi bir lider bu böyle gitmemeli dedi. Milli bazı hamlelere girişti, bağımsız olmanın gereği işlere imza atmaya başladı ve onun da açmazı partili sisteme olan bağlılığı.
Bu sistemi yıkarak toy/kurultay odaklı başkanlık sistemine geçişi mümkün kılamadığı sürece, onun da akıbeti mecbur kalanlar safında anılmak olacak.
Her sınıf ve kademeden her şehrin, en özelliklileri arasından seçilenlerin oluşturduğu toyun, başkan adaylarını belirleyerek, milletin de başkanını seçtiği ve etik yasasının idareye hakim olduğu bir nizamdan gayrısıyla bağımsızlık hayalden ibarettir.
Parti demek bölüm bölüm bölünme ve zayıflama demektir zira ve işte o bile en inandığı partisinin bölünme realitesi ile muhatap son son.
Ingilizci, Amerikancı niceler bırakın diğer partileri bölmeyi, kendi partisini bölmeye gayretteler halihazırda.
Hemen acil şekilde toy/kurultay gayretine odaklanmalı Türkiye.
İdare adale, liyakat ve hakkaniyet ilkeleri üzerine kaim olmalı. Bunu başardık başardık, , başaramaz isek, bizi kınayan Arap Birliği üyesi devletlerin akıbeti bizi bekliyor.
*
Amerika'nın istihbarat örgütleri eski yıllarda yayınladıkları bazı değerlendirme raporlarında, Türkiye'yi olası bir deprem sonrası, yardım ayağına nasıl işgal edeceklerini ifşa etmişlerken, İstanbul ve çevresinde depremden etkilenecek yapıların dönüşümünün geciktirilmesi, insan ve kurumların güvenli bölgelere nakillerinin yapılmaması ciddi bir zaafiyettir. Yok öyle tatbikatla filan oyalamanın alemi.
*
Müslümanlar bir yanlış üzerinde ittifak etmezler ise ve biz bu harekat ile yanlış yapmıyor isek, şu Arap Birliği liderleri müslüman olmasa gerek değil midir? Nitekim petrol gelirlerini halklarına harcamayan, ABD bankalarında rehin bırakan bu liderlerin ipleri, onları oralarda tutan güçlerin elinde değil midir?