İsmail ARSLAN

Masa nedir?

İsmail ARSLAN

Size ait bir hak vardır ve birileri, onda zahmetsiz hak iddia etmek istiyordur, yapacakları tek şey masayı kurmaktır. O masaya oturursanız, allem eder kallem ederler, bak olmazsa şu olur bu olmazlarla, bir parça illa ki kurtarırlar.
İşte Azerbaycan olayı ve işte önümüzdeki süreçte Akdeniz mevzusu ve sözde Kürt devleti...
*
'Falan kişi nasıl biri' denildiğinde, onu vasfeden, esasta vasıflarını, algı ve muhakemesini ortaya koyar. O, onu anlattıkça siz, anlatıcıyı tanırsınız.
*
Çocuğun kuşu ölmüştü. Peygamberimiz o çocuğa taziyeye gitti. Bu dindir, buna uymayan ise hurafe...
*
Siyasiler ne çok meraklı yargıya ayar ve talimat vermeye ve bu haltın nelere sebep olduğunu, göre bile üstelik, düzelmez hiç bir şey, bu kafa hakim oldukça.
Yargı bağımsızlığı içi boş bir söylem değildir ve yargıyı kündeye getirebilirsiniz, evet, ama tuş ederseniz, siz mağlup olursunuz, adalet değil.
*
Yahudi, Hristiyan ve Müslümanların beklediği kurtarıcılar savaşında inin inim inleyen insanlık! 
Hristiyanlar, İsa, kurulacak Büyük Yahudi Krallığının başına geçmek için gökten inecek inancı ile Ortadoğu'ya ayar verirlerken, Müslümanlar mehdi faslındalar ve Yahudiler ise, bu işlerin sonucunu bildiklerini sanmanın rahatlığı içinde, kendi alemlerinde yaşamadalar.

İşin sonunda ise hepsini büyük bir hayal kırıklığı beklemede halbuki.

İnsanı dünyaya efendi kılanın programı çok daha farklı işliyor zira ve evet, din hem kurtuluş rehberi ve hem de en çetin azap vesilesi insanlığa.
İlk Peygamberden son Peygambere kadar hiç değişmeyen ilkeleri yaşama geçirmesinden başka bir şey ondan umulmayan insan, dini siyasallaştırarak, hemcinslerine hükmetme malzemesi kılmakla azabın derinliğine yol almada mahir adımlar atmayı, ilkelere uygun yaşam formatına tercih etti.
Bunun da bir geçici getirisi olduğunca, reel bir götürüsü de haliyle kaçınılmaz.

Yazarın Diğer Yazıları