İsmail ARSLAN

Melezin alerjisi

İsmail ARSLAN

İnsan melez bir varlık ya,
Balçığını karan aynı zamanda ona Ruh'undan da üfleyen olunca, yaman bir yaşam başlıyor.
Bulamaç balçığa Ruh'undan üflediği an var olan bu melez varlık, ham maddesinin keskin yakıcı kokusu ile latif tanrı kokusu arasında burnu sıkışmış halde, kılıktan kılığa koşturuyor...
Ne domuz gibi keyfinde, 
Ne sırtlan gibi leşinde, 
Ne de bülbül misali şakıyabiliyor seherlerde. 
Sabit değil halinde... Bir ona öykünmede, bir buna...
Her debelenmede bir yerleri şişiyor ya da iniyor.
Alerjisi var üstüne üstlük beşarete, 
Bazısına göre aslında o, tanrıya
Bana göreyse balçığa...
Balçıktan da kardeşim her pislik beklenir.
Yemezsin mesela balçıktan yapılmış elmayı; ama benzetmişlerse güzel seyri vardır.
Bir de damacanaya sulanan versiyonları var ki bu melezlerin hiç sormayın...
Tanrıyla misket oynamaya hevesli pet şişe mütecavizleri...
Balçıktan tanrı da böyle oluyor yani...
*
Bugün filanı, dini veya felsefi duruşu, ideolojisi ile değerlendirerek devlette bir makama layık olup olmadığı hakkında karar veren, yüzde yüz ahmaktır.
Neden mi?
15 Temmuz gibi bir hadise yaşandı bu topraklarda.
Duyuyoruz, falan cemaatten birileri diyorlarmış ki; X efendiden size bir talimat gelir de uygulamazsanız yeriniz cehennem. Alçaklıkta tüm rakiplerini geride bırakan uzmanlar, evet, bu toprakların mahsulleridir.
E ama uyanık olup kanmamak veya inanıp yuvarlanmak da bir tercih meselesi sonuçta.
*
Hazreti Peygamberin Kerimesi, can tanesi kızının adını hamam böceği diye bilinen bir böceğe takan ve kara fatma diyerek onu anıp hadsizlik yapan cahile yoldaşlık yapan zırcahiller bu kepazelikten bir an önce vazgeçin.
*
Ey bu hükümete ve hükümet ile bağlantılı her şeye muhalif olan canı sıkkın, öfkeli ve fakat yüreği ile Türkiye'nin ulusal menfaatini öncelediğine inandığım, aynı salda bir derin su üstünde birlikte yol aldığım sen!
Devletin tüm unsurlarını bir dinleyen var. Dinleyenin, hesabı bağlantılı ifşaatına kulak kabarttın, verdiğini bilmek istedin, bunu bekledin, anlıyorum; nefretini güçlendirecek bir şey arıyorsun, öfkeni bileyleyecek, seni zinde tutacak... Eyvallah da;
Bu dinleyenin dinlediklerden sana ifşa etmediği ve fakat başkaya servis ettikleri hakkında neden duyarsızsın?
Türkiye ile yapılan görüşmelerde, devlete ait sırların yabancı devlet adamlarınca dillendirilmesi, bilindiğinin iması sende neler hissettiriyor?
Devletin kötü yönetildiği, devlet imkanlarının istismar edildiği söylemlerini dillerine pelesenk edenlerin, meşru olmayan bir biçimde devleti sahiplenmek için caiz gördüğü yöntemler ve bizzat bu niyet, neden seni rahatsız etmiyor?
"Düşmanımın düşmanı dostumdur" perspektifinde yol alırken sen, öfkelendiğin, canını sıkan şeyleri, aslında ne istediğini, neye benzediğini yeniden düşünmeni; ya da dışarıdan nasıl göründüğüne dair bir merak hissetmeni umarım.

Yazarın Diğer Yazıları