Türkiye'de henüz yerli ve milli bir yönetim söz konusu değildir ve olması için gayret gösteren de yoktur. İngiliz, Alman, Fransa, İtalya kırması garabet bir bürokrasi ile devlet idare olunuyor ve tüm koltuk sahipleri haline razı.
50 yıl daha böyle devam etse gıkları bile çıkmaz ve kusura bakmayın idarecilerin hiç biri bundan istisna edilemez. Kişiyi değiştirince bir şey değişmiş olmuyor, sadece biraz da sen nasiplen denilmiş olunuyor, o kadar. Yerli bir idari sistem nasıl mı olur? Söze gelince binlerce yıllık devlet tecrübemiz var diyenler otursun çalışsın üzerinde. Bendeniz de bu konuda söz çok da mevzu icrai makamların yetkinliğinde.
--
Bizim muhafazakarların standartlaşmış hastalığı şu ki, onlara yönelik bir eleştiri mi var, kesin kötüniyetli ve haksızdırcılık. Diyanet mi eleştiriliyor, kesin dinsiz imansızların işidir. İktidarı eleştirmek zaten vatan hainliğidir. Hele ki reise söz söyleyen kesin zındıktır. Bu hastalığın şifası da yok üstelik. Hoş şifa isteyen de yok zaten.
--
Bugün bu topraklarda en rağbet gören insan, liderine kör itaat ile yönelen ve onu yere göğe sığdıramayan, her halinde onu yücelten insan oldu ya, bu insanların evlatları eğer yarın onları kınamayacaklarsa emin olun, onların daha sonrasını görecek evlatları olmayacaktır.