İsmail ARSLAN

Mısır'a bakmalısınız önce

İsmail ARSLAN

Muhakeme yetisi zayıf ve insan haklarına duyarsız akademisyenlerden zulme güç bulur muktedir. YÖK sınava girişte toka iğne serbestiyesine yönelik düzenleme yapmış, ama engelli öğrencilerin telefonlarını sınav alanında muhafaza etmeye dair bir düzenleme akıllarına gelmemiş. Her engelli öğrenci bendeniz gibi rektörü ulaşıp sorununu çözmek zorunda yani ağaların paşa gönüllerine göre. Bunlarda sorun çözme, hakkaniyet algısı böyle olunca, bunlardan güç alan iktidar da engelli vatandaşa abuk sabuk vergi zulümlerini çekinmeden caiz görür. Nitekim devletin verdiği %90 engel raporu ile ötv muafiyetli araç alanlara daha sonra yeni rapor almışın oran 90 altına düşmüş öde şu almadığım vergiyi diyen algı, işte bu yetersiz, niteliği parti pırtı cemaat referesi ile akademik koltuklara kurulanlardan güç almaktadır. Tüm zalimler çektirdiklerini çekmeden ölemesin umarım.
-- 
Yeni moda geçmişin övüncü ile meşguliyeti kutsarken, ahlak ve irfanı sümen altına itelemek.
Bizi masallar değil, ahlak paklar.
Gençlere güzel ahlakta örnek olacaklar neredeler, mevzu bu.

Bir yerde ifade özgürlüğü varsa oradan kahraman çıkmaz. Birinin baskıdan dolayı sesi çıkmayanların sesi olduğu için kahraman olması sadece diktatörlüklere özgüdür. İ.A.
--
Mısır'a bakmalısınız önce.

Orada İslam referesini önceleyen bir yönetim algısı, demokrasi D.N.A.'sına sinenler tarafından, demokrasinin karnına bıçak saplanarak nasıl da alaşağı edildi?

Neden?

Çünkü bu algı sahipleri seçim ile gelip seçim ile gitmeyecek bir yönetim anlayışı içinde olacaklarını sağırların bile duyabilecekleri bir biçimde tüm dünyaya haykırdılar.

Pensilvanya mukîmi, 90'lı, 2000'li yıllarda devlete nasıl sızılması gerektiğini taraftarlarına gizli toplantılarda harf harf anlatmış.

İslamın hakimiyeti adına nerelerde neler yapılması gerektiğini anlattığı o insanlar, ikballeri için darbeye teşebbüs ettiler.

İslamı önceleyip, muktedir olmayı amaçlayanlar, islamı kullanmanın bedelini ahirete kalmadan ödeyeceklerdir.

Türkiye'de şu saatten sonra samimi müslümanların yakın tarih için söylemek gerekir ise, İslam iĺe iktidar olma şansı kalmamıştır. 

Muktedir müslümanlığın ruhuna (uzun bir müddet) el fatiha...

Artık müslümanlık (İslam demiyorum) ciddi ciddi ritüel dini olmuştur Türkiye'de.

Geleneksel bir Japonik din...

Yaşamı kuşatma iddiasını becerme istidadından uzak müslümanların tüm samimiyetleri ile inandıkları bir yeni din.

Devletlerini, özde inandıkları dinlerinin hükümlerince yönetme imkanını başlarını eğerek sözde dinlerini eğip büken ve onları birbirine düşürüp açık edenlere teslim etmiş müslümanlar...

İşte zekileri, daha zekiler böylece varlıklarına muhafız dikerler!

Pensilvanyalı'ya da, ona inananlara da ve şu an İslamı namaz kılma, oruç tutma, hacca gitme, zekat vermeye tıkıştıran her "dava adamıyım" diyenlere de bu zeka kapak olsun.

İyi insan olmak davasından gayrı bir davası olanların alayı, ikballeri için din dahil her şeyi gayet rahat kullanabilirler. Yaşandı, test edildi, onaylandı.

Bir an önce müslümanların islamı kurtarma davasından istifa ederek, insan olma yolunda ilerleme hedefine kilitlenmelerini dilerim.
 
 

Yazarın Diğer Yazıları