İsmail ARSLAN

Öte taraf olmasa diyenlere

İsmail ARSLAN

Bir din ideolojileştiğinde ve bir ideoloji dinleştiğinde aklı başında her insan Baattin'den pıçağı kapar ve bu kepazeliğin karnının derinine saplar!
*
Ya tabağı sıyır; ya da zıkkımın pekini ye.
Meali:
Ne halt yersem yiyeyim, benden yana ol; ya da def ol...
Tefsiri:
Haksızlık yapsa, hata içinde olsa, yanlış ona hakim olsa da eğer birisi, sırf meşrebinden, ırkından, görüşünden diye sırtını sıvazlıyorsan, bu dünyada sırtın yere gelmez demektir; lakin seni sırt üstü yatırdıklarında umut et, öte taraf diye bir şey olmasın.
*
Alın size en hakikatlisinden komplo teorisi 

1918 yılında dünya nüfusu yaklaşık 2 milyar idi ve bugün o kadar insan neredeyse sadece Çin'de yaşıyor ve 2020 nüfusu 8 milyar civarı. Çok çoğaldık çok ve hepimiz bir diğerimizin fena halde gözüne batıyoruz. 
Hani şöyle 5 milyar azalsa nüfus, kalanlar ne de güzel paylaşırdı malı mülkü değil mi ama?
Lakin kim kala kim gide ayarı hususunda bu virüs,  diğerleri gibi bir test çalışması izlenimi veriyor. Asıl virüsü henüz labaratuvarda imal etmediler, lakin yakın olabilir zaman.
*
Borç yapılandırma mekanizmalarında, şu ana kadar kural haline getirilen, borçlunun dava hakkından ferağat şartı dayatmasından, idarenin ferağat etmesi, hukuka uyar olan olacaktır.
Nice haksız vergi ve cezanın, hukuki muzayakaya maruz kalmış mağdurlar tarafından, yapılandırmadan yararlanabilme adına, dava hakkından ferağat ile ödendiğine çok kere şahit olmuş bir hak müdafii olarak, hukuka uyar ve devlete yakışır olanın bu olduğu kanaatindeyim.
Vergi hatası bağlamlı tarhiyat ve ceza iddiaların vergi yargısı muhakemesine açık olması gerekir.
*
Bir insanın fikrinde olmayana hürmet etmesi omurgasızlık değildir, fikrinde olup da hürmete layık olmayana gösterdiği hürmet, omurgasızlıktır.
*
Sanal ortamda görüşünüze dair hakaret içermeyen, olumsuz görüş bildirenlerin de yorumlarını beğenmenizi öneririm, zira o, size kıymet vermiş ve fikrini, sizinle paylaşmış.
*
Birisini ikna etmek için hile kullanıldığında, olmayan vasıflar var imiş gibi sunumlandığında, pas tutmuş yüzeyler, şatafatlı süslemeler ile örtüldüğünde  vicdanlar neden rahatsız oluyor?

Zira hayat devam ediyor ve bir şekilde, asıl olan her ne ise onunla yüzleşildiğinde, aldatılmışlık hissi vicdanı köseleleştiriyor.

Doğrusu tüm sosyal dokuda hile söz konusu.

İnsan hileyi en sık kullanan canlı. Bir hile uzmanı diğer hile uzmanına hile yaptığında hilenin hacmi genişliyor ve dürüstlük ister istemez, daralıyor.

Tarihte zaman zaman hile patlamaları söz konusu olmuştur.

Özgürlük vaad edenin asılda kul çoğaltma gayretinde olduğunu fark ettiğinde birileri, dünya kana bulanmıştır.

Eskiden insan azdı. Şimdi ise azanlar çoğaldı.

Yeni patlamalar bu neden ile milyon milyon götürüyor ve aralıklar sıklaştı.

Çareyi yenerek, yenilenmede bulmak hiç çözüm olmadı.

Az, daima arttı.

Başka bir şey denemek lazım.

Mesela, kutsalı bir irdelesek hep beraber...

İnsanın değil, değer yargılarının köküne kibrit suyu denesek...

Bu, değeri değersizleştirmek için değil; bin kat badana ile aslı içine kaçmışı gün ışığına kavuşturma adına çok elzem...

Mesela dini, emeli için kullananların, din diye inanırlara dayattıkları  bir sorgulanmaya başlanılsa, öz için, değer için önemli bir adım olmaz mıydı? 
Esasen dinin tek bir misyonu olmuştur. Tevhidi önceleyen, salih amel ve iyi insan olma yönelimi. Buna mugayir ne varsa, uydurma ve sokuşturmadır ile bir başlangıç yapılamaz mı?
*
Mevzu insan olunca, her şeyi ummak insanidir. Toz kondurmamak, burnundan kıl aldırtmamak şeytanidir.  Hatadan dönmek insanidir, hatasızlık hastalığı veya hatadan dönüş yapamamak da şeytanidir.
  

    

Yazarın Diğer Yazıları