Particiliği kutsayan kafaların bu ülkede yerli ve milli bir nizam kurgulayabilmeleri imkansızdır.
Toy/kurultay odaklı olmayan, ihtiraslı insanların heveslerini tatmin için ortaya konulmuş parti mantalitesi terk edilmeden de kimse bu topraklarda yerli bir yönetimden bahsetmesin.
Particilik birlik ve beraberlik için kanserdir ve ülkemiz maalesef son devre kanser hastasıdır ve tabip sanılanlar da esasta kanser yayıcılardır.
"Devletin büyüklerine dil uzatma. Hataları olursa onlara aittir. Senin tutumun, emirlere uymak, düzeni bozmamak olmalı. Eğer tenkit edeceksen, sıfatı tenkit et, öze dokunma. Methedersen, her ikisini de methet.
Muhyiddin İbni Arabi"
Bu yazıyı sosyal medyada görünce, muktedirin tarikatlara neden bel bağladığını, devleti niye onların müritleri ile doldurduğunu daha bir idrak ettim. Devlet ajanlığını kutsamak, ilahileştirmek, kör itaati ibadet kıvamında sunumlamak hiç makbul görülmez mi?
*
Allah'tan gayrına yönelmekten ve O'ndan gayrına kulluktan sakınanların hepsi kardeşlerimdir. Tevhitte kardeş olmadıklarımla ahbaplığım ise, ahlak ilkeleri odaklıdır ki esasen iyi insan olan herkese derin saygım ve sevgim vardır.
Ben müslümanım demesine rağmen, yönünü Allah'tan gayrına çeviren ve ahlaki ilkeleri sümenaltı edenlerle hiç bir ünsiyetim yoktur.
*
Bizim kuşak, sıkın dişinizi, az kaldı, Adem Peygamber zamanlarında bin yıl yaşayan insan, çok bir zaman geçmeden, genetiğine dönüş yapmak üzere.
Tıp gelişiyor ve tabii ölümler harici, kaza, afat, savaş vs gibi sebeplerle ölünmez ise, organizmasal olarak yine bin yıl yaşamak mümkün oldu olacak.
Tabii ki değil bin, yüz yıl bile yaşamayı eziyet kabul ederek, yaşamak istemeyenler için yapacak bir şey de yok son son.
Ben görür müyüm?
Sanmam, ama çoğunuz bu yeni gerçekliğe hazırlansanız, isabetli olurdu.
*
Türkiye, devrik cümle cumhuriyetidir; özne yüklem, yüklem ise öznedir.
*
Amme hizmetine daha elverişliyi bırakmak sûretiyle, mücerred soyundan, yahud partisinden, ırkından olduğu için birisini iş başına getiren, emanete ihanet ile zulme tevessül etmiş ve doğru hareket etmemiştir.
*
Biz Türklerin tarihimiz kadar eski bir vasfımız var: Değerli insanlarımızı, ölümlerinin ardından kıymete bindiririz.
*
İçindeki yargıçtan beraat almayan hiç bir insan, Allah'ın yargısına ümit bağlamamalıdır.
Fazlından affeder, o ayrı konu, ama vicdan yargısında kendini aklayamayanları, sıkıntılı bir sonra beklemekte olduğu net.
*
Bana sen parti olayını çok yanlış aktarıyorsun diyenler olursa, toptan cevabım şudur:
Menfaati veya beklentisini gidermek için girmese o kapıdan içeri, parti binaları bomboş kalırdı, yanılıyorsun diyen olursa, haydi adamcılığı, yandaşçılığı, referans olayını kanunla yasaklayın o halde diyorum, haydi oradan diyorlar.